Teknoloji Mücevherlere Şaşırtıcı Bir Boyut Katıyor

Bir zanaatkârın gerçek bir mücevher ustası statüsüne erişmeden önce 10 yıldan uzun süre çırak sıfatıyla atölyede uğraşıp didinmesi gerektiği hesaba katılırsa, ileri teknolojinin nimetlerinden yararlanmanın seçkin mücevhercilikten aforoz edilme sebebi olacağını düşünebilirsiniz.

Yüzlerce yıllık mücevher yapımcılığı becerileri, teknolojinin nadiren içeri süzülmesine izin verilerek bir nesilden diğerine aktarılır. Ama 3D yazıcılar son 10 yılda geleneksel tekniklerle parçaları oyan, birleştiren ve lehimleyen zanaatkârlarla omuz omuza çalışarak dünyanın dört bir yanındaki mücevher atölyelerinde demirbaş haline geldi. Öyle ki 3D baskı geleneksel mücevher imalatıyla rekabet etmek yerine insan elini destekleyen bir araç artık.

Dünyanın en önemli elmasları ve değerli taşlarından bazılarının eşsiz parçalara titizlikle yerleştirildiği Graff’ın Mayfair’deki genel merkezi bile 3D yazıcılara kucak açmış durumda. Çakmaktaşlar ile Jetgiller’in buluştuğu bir an misali kayıp mum döküm işlemini –geçmişi 5.000 yıl öncesine uzanan bir metot– daha etkili ve kusursuz yapmakta kullanılıyor. Atölyeye yeni bir tasarım eskizi ulaştığında, zanaatkârlar standart teknik olan balmumundan kalıp oymak yerine reçineden 3D baskıyla basılan dijital bir çizim hazırlıyor; modeli alçıya koyup reçine erisin diye fırında pişiriyor ve ardından değerli metalin dökümünde oyuk alçıyı kullanıyorlar. Bu uygulama mühendislikte mükemmelliği ve hatasız orantıları beraberinde getirirken, 3D yazıcı ile çalışmak aynı zamanda her tasarımın dijital arşive alınmasını, böylece parçaların ileride daha kolay replika ya da modifiye edilmesini sağlıyor.

Graff’ın teknoloji sorumlusu Sam Sherry, markanın elmaslarla bezeli Snowfall saatinin 3D baskının avantajlarına çok iyi bir örnek teşkil ettiği görüşünde. “Snowfall’da tıpatıp aynısı olması gereken yüzlerce parça var; her saatte balmumundan böylesine incelikli bir şekil ağı üretmek muhtemelen imkânsız. İnsan doğası gereği önyargılıdır, ama 3D baskı önyargıların da üstesinden geliyor.”

New York merkezli mücevher ustası Jordan Askill için 3D baskı kreatif sürecin bir parçası: “Teknolojiden bir boya fırçası misali hayallerimin gerçeğe dönüştüğünü görmenin bir yolu olarak yararlanıyorum. Bu tasarımların çoğu elde uygulanırlarsa, çalışmam açısından çok önemli olan olağanüstü gerçekçi kaliteyi yakalayamayacak panterler ve köpekbalıkları gibi gerçekçi figürler içeriyor.”

Tüm senaryolarda 3D baskı daha sonra elle yapılan ön modellerin üretiminde kullanılıyor. Ayrıca doğrudan metale baskı yapan lazer sinterleme yöntemine de ilgi giderek artıyor. Ancak gelişmeye devam eden bir teknik olmasına karşın henüz el yapımı bir parçanın kalitesini taklit edecek seviyede değil.

“Yaptığımız tüm parçalar temelde küçük sanat çalışmaları” diyor Sherry. “Bir makineye bel bağlayarak asla tamamını ortaya çıkaramazsınız; incelik kazandırması için her zaman bir zanaatkâra ihtiyacınız var.”