Tasarım Dünyasının İki Büyük İsmi: Janice Fieldman ve Ralph Pucci

 

Janice Fieldman ve Ralph Pucci, dekorasyon ve tasarım dünyasının en önemli isimlerinden. Bu iki tasarımcı, son yıllarda tasarımın aldığı şekle dair fikirlerini paylaşıyor.

 

Stil, sanat ve döneminde kimsede rastlanmayan ekolojik hassasiyetle bizi dışarı çıkaran kadın Janece Feldman. Partiye girmek için uzun bir kuyruk vardı. Janice Feldman’ın dostları ve misafirleri, Nisan ayında Milano Tasarım Haftası’nda Via Fatebenefratelli üzerinde açtığı galerisine akın etmişti. Özünde Kaliforniya tarzını koruyan lüks dış mekan mobilyaları şirketi Janus et Cie’nin kurucusu, markanın 40. yıldönümünü kutluyordu. Feldman tüm kariyeri boyunca Milano’yu bir şeyler satın almak, kültürle haşır neşir olmak ve iş anlaşmaları için ziyaret etti. Ama 40 yıldan sonra ilk kez ilginin odak noktası bizzat kendisiydi.

 

 

Açık mekanlarını güzel mobilyalarla donatan herkes Feldman’a müteşekkir olmalı. Girişimci zihniyete sahip bir sanatçı olarak Feldman (sanat okulu öğrencisiyken Avrupa’nın yolunu tuttu ve turistlerin portrelerini yaparak para kazandı) lüks dış mekan kategorisine öncülük etti. Açık havaya çıkma, teknolojiden uzak kalma arzumuzu dijital çağdan çok önce fark etti ve uygun klasik formlardan sade, modernist parçalar ve aksesuarlara bu yaşam tarzına uygun seçkin tasarımlara imza attı. Tasarımlarında bir koltuk kolunun dokumasından sandalyenin kavisine ve UV kaplamaya dek her detayı bir arada düşündü. Koleksiyonu bir dizi materyal içermesine karşın –fiber, tik, alüminyum, paslanmaz çelik– iki yenilikçi kreasyonu Janusfiber ve Januswood henüz çevre duyarlılığının adı geçmezken yeşil ve çevre dostu tasarım olarak tescillendi (geri dönüşümlü plastik süt şişelerinden yapılan sıkıştırılmış kerestesini 1980’lerin sonunda geliştirdi). “Bu endüstri ve zanaatın kombinasyonu” diyor Feldman. “Performans, renk, stil ve sonra tamamen elde yapılmış nihai ürün çıkıyor ortaya. El işçiliğini çok önemsiyorum. El işçiliğini seviyorum çünkü artık hayatımızdan çıkmaya başlayan bir maharet. İnsanları zanaate yaklaştırmaya çalışıyorum.” Aynı zamanda bizi güzelliğe de yaklaştırıyor.

 

 

Evler için modern tasarımı incelikli ve karma estetik yaklaşımıyla değiştiren Ralph Pucci. Bundan 30 yıl önce, yani “en iyiler” listelerinden ve Instagram’ın baştan çıkaran büyüsüne kapılmadan önce istisnai artisan tasarımlar bulmak neredeyse imkansızdı. İyi bağlantılara sahip zevkli dostlarınız bile hakkında bir şey bilmezdi. Mobilya takımları büyük mağazalardan satın alınırdı. “Atölye”, “Fransızcaya Giriş” derslerinden kalma tozlu bir terimdi. Ralph Pucci’nin ufuk açıcı galerisinde dönüştürmeye çalıştığı ve istediğiniz ürünü bir çırpıda satın alabileceğinizi söyleyen reklam hilelerini pas geçerek enfes yüksek tasarım kültürünü doludizgin serbest bıraktığı dünya böyle bir yerdi. “Ben mobilya tasarımcısı değilim, dolayısıyla bulmacanın parçalarını bir araya getirmek ve başarmaya çalıştığımız şeyin müziğini kurgulamak zorundaydım” diyor Pucci.

 

 

Andrée ve Chris Lehrecke’den muhteşem parçalar vardı elimde. Ardından Patrick Naggar’a ulaştım ve yavaş yavaş notalar yerlerine dizildi.” Her şeyi görmüş geçinenleri bile sarsarak tasarımda kaliteyi ve zamansızlığı ikiye katlayan günümüzün en önemli tasarımcılarından bazılarını —Hervé Van der Straeten, India Mahdavi, Eric Schmitt ve Jim Zivic— tamamen içgüdüleriyle keşfetti, destekledi ve bir araya getirdi. “Estetik benim için her zaman aynıdır” diyor. “Gerçekten benimle konuşması gerekir. Sanatçının eli olmalıdır.” New York, Los Angeles ve Miami’deki üç galerisi de özgün ve kültürel bir atmosferi yansıtıyor. Yakın zamanda merhum Fransız tasarımcı Pierre Paulin’ın çalışmalarını L.A.’de sergiledi –şehrin yüzyıl ortası modernlik saplantısına verilen bir mola. Geçmişte de günümüzde de Pucci’nin evreninde estetik kurtuluş daima iyimserlikle birlikte geliyor. “Bence tasarımın anlamlı olduğu bir dönemdeyiz” diyor.