Spitfire Savaş Uçağı

Spitfire, başlı başına bir efsanedir. II. Dünya Savaşı’nın batı cephesinde gerçekleşen Britanya Savaşı’nda İngiltere’yi kurtaran amansız Nazi avcısı namıyla ünlü bu küçük uçağın, yakında anlatacağı yeni bir hikâyesi daha olacak.

İngiliz maceracılar Matt Jones ve Steve Brooks, dünyanın ilk Spitfire pilot eğitim okulunı açma fikriyle ilk Spitfire’larını 2010’da bir müzayededen satın aldı. Okulu açtıklarında satın aldıkları ikinci uçakla –restore edilmesi gereken bir Mark IX– daha büyük düşünmeye başladılar. Küçük uçakla Afrika’ya uçmak geldi akıllarına, ama hayallerini neden Afrika’yla sınırlı tutsunlardı ki? Böylece gelecek yıl Spitfire ile dünyayı dolaşan ilk insanlar olacaklar: İngiltere’den Birleşik Devletler’e, Bering Boğazı boyunca ilerleyip Japonya ve Çin’e uçup Ortadoğu ve Kuzey Afrika üzerinden eve dönecekler.

Elbette seyahat esnasında bir dolu güçlükle baş etmek zorundalar. Mark IX’ın tek koltuklu bir uçak olması da bunlardan biri. Ama ticari pilot Jones ve helikopter pilotu Brooks açısından işin çekiciliği bu zorluklarda yatıyor. Dünyadaki 50 Spitfire’dan biri olan Mark IX’ın menzili yalnızca 700 kilometre (oysa ki rota uzun) ve yıllık bakım masrafı 100 bin dolardan fazla. Üstelik onu uçurmak ayrı bir mesele. “Spitfire’ları uçurmak çok zor” diyor Jones. “Arkada üçüncü bir tekerlek var, dolayısıyla uçağı havada tutmak ustalık gerektiriyor.” Rule yaparken (tekerlekler yerle temas halindeyken uçağın doğrusal ivmeli hareketi) önünüzü göremiyorsunuz, çünkü pervanenin zemini temizlemesi için uçağın burnu ön camdan daha yüksekte kalıyor.

Gerçi tehlikeli bir kalkış, ödenecek küçük bir bedel. “Spitfire ulusumuzun özgürlük sembolü” diyor Jones. “Spitfire pilotları, demokrasi adına en yüce fedakârlığı yapmaya hazır insanlardı onlar ve bu insanların hatırlanmasını sağlamakta bir payımız olması büyük bir gurur.”