Şehirden Kaplıcalara İzlanda

İzlanda’yı özellikle volkanları, buzulları ve sıcak su fıskiyeleriyle tanıyor olabilirsiniz ama bu yıl ülke kozmopolit yüzünü gösteriyor. Gökyüzünde dans eden Kuzey Işıkları’na ya da sizi derin düşüncelere boğan buz mağaralarına neredeyse taş atımı mesafedeki Reykjavík başlı başına bir cazibe merkezine dönüşmek üzere.

İzlanda’nın başkentini ziyaret edenleri Sandhotel İskandinavya sadeliğini Danimarkalılar’ın hygge felsefesi ve Art Deco şıklığıyla harmanlayan eklektik bir tarza sahip 52 odalı butik otel– ile Tom Dixon, Fritz Hansen ve Moooi imzalı mobilyalarla dekore edilmiş lüks tasarımlı sekiz konuttan oluşan seçkin Tower Suites dahil birçok gösterişli ve yeni seçenek bekliyor. Harpa Konser Salonu’na ev sahipliği yapan ışıl ışıl cam binanın yanındaki konumuyla göz dolduran Reykjavik Edition ise yıl sonunda hizmete girecek.

Reykjavík’in hünerli ellerden çıkan kokteylleri de Apotek ve Loftid gibi işletmelerin öncülüğündeki devrimci ruhla şahlanmış durumda. Bu arada ilkbahar geldiğinde Yeni İskandinav mutfağının mimarı René Redzepi’nin şehirde efsanevi Noma’nın pop-up restoranını açacağını da müjdeleyelim.

İzlanda elbette her şeyden önce buz ve ateş diyarı. Ülkenin doğa harikalarının yanı başında kendine yer bulan yeni mekanlar ise açık hava aktivitelerini yeni boyutlara taşıyor. Nisan ayında açılan Retreat at Blue Lagoon Iceland 62 modern süiti ve yeraltı spa’sıyla Grindavík’in ünlü jeotermal kaplıcalarında lüks bir deneyim yaşatıyor. Ancak en büyüleyici seçenek altı süiti, özel şefi, şarap mahzeni, helikopter pisti ve iki jeotermal banyosuyla saklı bir hazine misali İzlanda’nın güneyindeki sıcak su fıskiyeleri arasına tüneyen Eldar Lodge.