Sadeliğin Yapı Taşları: Giorgio Armani

 

Tasarım ustası Giorgio Armani, modern, zarif ve kalıcı tarzının ana hatlarını bizimle paylaştı.

 

 

Giorgio Armani’nin usta işi, temiz, modern estetiği, kadın ve erkek modasından giderek genişleyen ev ve otel projelerine dek tasarladığı her şeye ilmek ilmek dokuduğu bir imza. 84 yaşındaki efsanevi tasarımcı, tasarım dünyasının itici güçlerinden biri olmaya devam ederken özgün duyarlılığını Pekin’deki bir binadan yeni Armani/Casa koleksiyonuna kadar son projelerinin tümüne yansıtıyor. Çoğu kez her fikir bir eskizle başlar. Açık sözlü bir anında Armani projelerini, vizyonunu ve kendini nerede en rahat hissettiğini anlattı.

Usta bir ressam gibi çizmeyi nerede öğrendiniz?

Aslında bugünlerde insanların yapmaya bayıldığı gibi bir uzmanlık okuluna hiç gitmedim. Sadece lisedeyken müfredattaki resim ve çizim derslerini aldım. Bilmediğim bir metotla doğaçlama çalışarak hem erkek hem kadın figürlerine giysi eskizlerini nasıl çizeceğimi öğrenmem gerekiyordu. Yves Saint Laurent’ın yaptığı croquis (canlı model çizimleri) taslakları üzerinde pratik yaptım; o dönemde en canlı ve orijinal onlar görünüyordu. Çizmeyi bu ön eskizlerden öğrendim.

 

Armani Hotel Dubai

 

Eskizler tasarım sürecinde nasıl bir rol oynar?

İster bir kıyafet ister başka bir obje olsun, genellikle gün boyunca birkaç eskiz çizerim. Eskizlerim bakış açımı netleştirmek ve tasvir etmek veya nasıl yapmalarını istediğimi anlatmak için çoğunlukla daha sonra elemanlarıma gösterdiğim yönergelerdir.

Hangi mimarları ve tasarımcıları beğeniyorsunuz?

Pek çok mimarı beğeniyorum ve hepsinin de kişisel vizyonları son derece güçlü. Armani/Teatro’yu tasarlayan Tadao Ando, çelik ve beton gibi ağır materyalleri şiirsel ve heyecan verici bir şeye dönüştürme yeteneğiyle benzersizdir; ayrıca Filipinler’in başkenti Manila’daki Century Spire’da işbirliği yaptığım Daniel Libeskind de var. Çevresiyle ve doğal ortamla mükemmel uyumlu basit projeler tasarlarken dehasını yansıtmaktan çekinmeyen Frank Lloyd Wright, referans aldığım bir diğer muhteşem isim; Le Corbusier, pürist mimarisi ve binalarının sembolik gücüyle hâlâ aklımı başımdan alıyor; bir de Milano’daki evime stiliyle ilham veren iç mimar ve mobilya tasarımcısı Jean-Michel Frank var.

 

 

Yakın zamanda tamamlanan Pekin’deki Smart Hero projenize insanlar ile yeryüzü arasındaki ahenk konseptini nasıl entegre ettiniz?

Dünyadaki en dinamik, en değişime açık metropollerden biri olan Pekin’deki bu kompleksin yapımına katkıda bulunmamın benim için önemli olduğunu hissettim. Çin’in insan ve doğa arasındaki uyum konsepti, Armani/Casa için geliştirdiğim yaşam alanlarını kendi içlerinde bir denge kurmaya sevk ederken, aynı zamanda bir parçası oldukları doğal çevreye de saygı duymalarını öngören estetik felsefesine fazlasıyla benziyor. Pekin projesi bana estetik anlayışımı doğal materyaller ve formlarla bir araya getirme fırsatı tanıdı.

Milano’daki yeni Armani/Casa’nın arkasındaki konsept ne?

Yeni Armani/Casa mağazasında sadece rasyonellik ve tasarıma değil, aynı zamanda duygulara da dayalı evde yaşama-evde olma fikri üzerinde çalıştım. Konfor ve huzur hissini, farklı kültürlerin buluşmasından kaynaklanan güzelliği, materyallerin niteliklerini ifade etmek; arzuladığımız her şey, olduğumuz her şey üzerine yeniden çalışıp yeniden yorumlayarak asla modası geçmeyecek tarzıyla zamansız bir ev yaratmak istedim. Alana ferahlık duygusu kattığından, ışık hayati rol oynuyor. Doğal ışık, materyallerin hafifliğini pekiştirip neredeyse havada süzülüyormuş gibi görünen sıcacık bir atmosfer yaratıyor.

Armani/Casa evi için bir prototip var mı?

Kesin bir prototip yok, yaşam felsefeme uygun birkaç kural var sadece: Alan duygusu, uyumlu bir renk paleti ve sessizlik ile rahatlığı akla getiren yumuşak ışık.

 

 

Sizin için lüks ne anlam ifade ediyor?

Lüks; zarafetin, eşsizliğin ve farklı dünyalardan, farklı kültürlerden yansıyan yankıların ahenkli bir kombinasyonu. Asla vazgeçilmemesi gereken itidalli bir yaklaşımı, çizgilerin saflığıyla zenginleşen en seçkin materyallerin sunduğu zevki, doğal renklerin uyumlu paletini ifade etmeli.

Mobilyalar konusunda farklı görüşlere sahip çiftlere ne önerirsiniz?

İkisi de fikirlerini masaya koymalı ve sonra teker teker bazılarını elemeli. Her şeyde olduğu gibi mobilya konusunda da azı karar, çoğu zarardır.

Kumaşları tasarım konseptlerinize nasıl dâhil ediyorsunuz?

Her unsur anahtar rol oynar. Aralarından biri yanlışsa, denge bozulur ve estetik etki göz yoran bir hal alır. Armani/Casa koleksiyonlarında kumaşlara mutlaka yer vermemin sebebi bu; doğallık ile sofistikelik arasında denge kurduğumdan ve bu dengeyi koruduğumdan emin olmak isterim. İstediğime ulaşmak için de Rubelli gibi endüstrinin uzman isimleriyle çalışıyorum ve son birkaç yıldır hem kumaşlar hem de halılarda kullanılan eski manuel teknikleri yeniden keşfetme fırsatı buldum.

 

 

Nerelere seyahat etmek size ilham veriyor?

Ne Doğu’nun sakin atmosferinden sıkılırım ne de sürekli büyüyen, dinamik ve enerji dolu metropollerinden…

Kendinizi en rahat ve evinizde gibi hissettiğiniz üç yer sayabilir misiniz?

Pantelleria ve Antigua’nın huzurlu, güneşli ortamında ve Milano’da. Benim için “kendini evinde gibi hissetmek” sıcaklığı ve sükûneti, bedenen ve zihnen bir sığınakta olma hissini deneyimlemek anlamına geliyor.

Bugünkü ruh halinizi çizmenizi istersek ne görürüz?

Henüz hayata geçmemiş sayısız fikir ve projeyle dolu bir çekmece çizerdim.

 

Hazırlayan: Ralf Eibl
Fotoğraflar: Gionata Xerra
Çizimler: Giorgio Armani