Napa Vadisi’nin uyuyan güzeli Yountville, yeni açılan resortlar ve restoranlar sayesinde bir şarap destinasyonuna dönüştü.
Bundan yaklaşık bir yıl önce Yountville’deki Washington Caddesi’nde yükselen eski bir taş binada başlayan inşaat, bir Ortaçağ kulesinin kazısını andırıyordu. Binanın sahibi Michael Polenske, bir arkeolog edasıyla, titizlikle çalışan işçileri yönlendiriyor, bir yandan da “Böyle bir işe giriştiğinizde, asla neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Elinizde bağlı olduğunuz bir plan vardır ama her yeni keşifle birlikte değişiklik yapmak zorunda kalabilirsiniz” diyordu. Polenske’nin planı, Kaliforniya Napa Vadisi’nin kalbinde yeni satın aldığı tarihi binayı renove etmekti. Bölgedeki en tanınmış butik üreticilerden Blackbird Vineyards’ın da sahibi olan Polenske, üyelerinin leziz şaraplarını yudumlarken hem tarih, hem sanat hem de tasarım üzerine fikirlerini tartışabilecekleri özel bir kulübü andıran bir yer kurmak istiyordu. Burası için lokasyon olarak da eski adı Burgundy House Inn olan, özgün bir karaktere sahip ve daha önce hiç tamirat görmemiş bu taş binayı seçti. Polenske’nin Yountville’i tercih etmesinin bir diğer nedeni, burasının sahibi olduğu üzüm bağlarına yakınlığıydı.
Duvarları ve ahşap kısımları güneş, rüzgâr ve yağmurdan yıpranan yapıyla, kontrast oluşturacak modern malzemelerle çalışma fikri, galerisine ve tadım salonuna Ma(i)sonry Napa Valley adını veren Polenske’ye oldukça çekici gelmişti. Ancak, Ulusal Tarihi Yerler Listesi’nde bulunan bir evden dönüştürülmüş otelin aslına sadık kalınarak restore edilmesi sabrın yanı sıra büyük bir bütçe de gerektiriyordu.
Polenske’nin projesi, Yountville’deki bir dizi yeni gelişmeden biri. Kısa bir zamanda da bölgenin akşam yemekleri için tercih edilen sıradan şarap kasabaları arasından sıyrılıp favori bir mekana dönüşmesini sağladı. Kasabanın çekiciliğini artıran bir diğer adres ise Şef Thomas Keller’ın 1994’te yeniden açtığı, gurmelerin Mekke’si olarak bilinen French Laundry’si. Keller, “Buraya ilk kez adım attığımda insanlar Yountville’e bu kadar sık gelmezdi. Napa Vadisi’nin şarap şöhreti Oakville çevresiyle sınırlıydı. Güneyindeki hiçbir yer meraklıların radar alanına giremedi. Oakville, Rutherford ve St. Helena, kuşkusuz bir noktaya kadar da Calistoga, çok popülerdi. Yountville ise bir tür uyuyan kasabaydı. Birkaç küçük, düzgün otel vardı” diye ekliyor.
Devamı Robb Report’ta...
|