New York’un Yenisi: Atomix

Atomix’de yemek yerken bu yenilikçi restoranın sahipleri Junghyun ve JeongEun Park çiftinin sizi özel bir akşam yemeği partisinde ağırladığı hissine kapılıyorsunuz. Elbette New York’un NoMad semtinde restorana dönüştürülmüş bir şehir evinde konuşlanmasının bunda payı büyük. Ama söz konusu samimiyet hissinin asıl nedeni köklerinin, nereden nereye geldiklerinin ve Güney Kore fine dining yaklaşımını nereye taşımak istediklerinin bilinciyle o şehir evini sıcak bir yuva haline getirmelerinde yatıyor.

Atomix deneyimine bodrumdaki lounge bölümünde içkiler ve ordövr servisiyle başladıktan sonra alt katta bulunan U şeklindeki tezgâhta yerinize yerleşiyorsunuz. JeongEun sizi selamlayıp kişisel koleksiyonundaki rengârenk yemek çubuklarını beğeninize sunuyor ve gece için aralarından seçim yapıyorsunuz. Ardından Junghyun’un geleneksel, küçük tabaklarda servis edilen Kore usulü barbekü banchan fikriyle yoğrulmuş yemekleri arzıendam ediyor. Ancak hepsi aynı anda önünüze gelmiyor; her tabak kullanılan malzemelerin, yemeğin servis edildiği tabağı yapan zanaatkârın ve malzemelerin tarihini açıklayan bir kartla birlikte ardışık bir tadım menüsü biçiminde teker teker servis ediliyor.

Junghyun’un mutfağı Kore usulüyle ilişkilendirilen harlı ateş ve tatlı lezzetlerden ziyade mutfağın itici gücü olduğuna inandığı fermentasyona odaklı. Balık buğulama yemeği jjim’de, fermente soya fasulyesi ezmesi doenjang, kaz ciğerli ve balkabaklı pisi balığına eşlik ediyor. Şef, aynı zamanda seyahat ettiği yerlerden de ilham alıyor. Başka bir yemekte, bilgilendirme kartında yazdığı üzere Kore kavunu ve mükemmel kurutulmuş ördek göğsü ile servis edilen Kore usulü acı biber salçası gochujang için ilham perisini Meksiko’daki tadım menüsü restoranı Pujol’un mole sosunda bulduğunu öğreniyorsunuz. Her tabakta çiftin Güney Kore yemeklerine yelken açtıkları kişisel keşif gezileri katlanarak güzelleşiyor ve hem lezzetli hem de çekici bir yöne doğru ilerliyor. atomixnyc.com