Modern Bir Şaheser: Porsche 356

Los Angeles merkezli Emory Motorsports’un kurucusu Rod Emory, ikonik Porsche 356’nın orijinal üretim döneminin -1948’den 1965’e dek- otomobilin gerçek kapasitesini ortaya koymak için yeterince uzun olmadığına inanıyor, o yüzden de yeni olasılıklar hayal etmeye başladı. 

Emory artık “haydut” diye tabir edilen ve fiyatları yedi haneli rakamlara kadar ulaşabilen ısmarlama modellerden sorumlu. Otomotiv simyacısı geçenlerde bize laboratuvarını gezdirdi ve sürecin nasıl yürüdüğünü anlattı.

Porsche’ler ne zaman hayatınızda bir öncelik haline geldi? 

Doğar doğmaz. Büyükbabamın önce bir otomobil tamirhanesi vardı, sonra Porsche bayiliği aldı ve babam yedek parça müdürü oldu. Sanırım Porsche ailemin soyağacına böyle girdi. Doğduğum gün babam annemi hastaneye 911 ile götürmüş. Gerisi zaten malum… Otomobiller benim ruhuma işledi ve çok küçük yaştan itibaren hayatım boyunca otomobillerle uğraşmak istediğimi biliyordum.

Emory Motorsports’un hedefi ne?

Yegâne misyonumuz Porsche 356’nın potansiyelini almak ve Porsche inşa etmeye devam edecek olsaydı otomobilin nasıl bir evrim geçireceğini göstermek için sınırları zorlamak. 356 otomobilleri ve performansı algılama şeklimizi değiştirdi çünkü son derece hafif ve çevikti.  Beygir gücü çok yüksek değil, ama zaten geri kalan her şey iyi çalışıyorsa bu çok da gerekli değil. Ben sadece Porsche mirasını yaşatıyor ve önümüzdeki 50 ya da 100 yıl boyunca insanların hoşlanmayı sürdüreceklerini umduğum örnekler yapıyorum. 

Emory Motorsports bünyesinde hangi modeller var?

Emory Outlaw, Emory Special ve Emory RS.Outlaw’un esin kaynağı ralli; dolayısıyla beygir gücünün üç katına çıkarılması, daha iyi frenler ve vitesle donatılması gibi işlemler uygulanıyor ama gövdesi hâlâ geleneksel 356. Special’da tasarımı geliştirmek ve Outlaw’ın karakteristik performans özelliklerini korurken fiziksel görünümünü değiştirmek için çok daha özgür davrandık. RS’te ise daha yeni otomobillerdeki Porsche teknolojisini mümkün olduğunca alıp -dört çekerli Carrera 4’ün süspansiyonu ve hareket dişlisi gibi- eski 356 şasisine uyarladık.

Donör otomobilden nihai Emory kreasyonu haline gelene dek 356’nın geçirdiği tüm aşamaları anlatır mısınız? 

Tercihleri konusunda müşteriyle bir karara vardığımızda, gidip donör aracı buluyor -kimi zaman bir ahır ya da tarlada karşımıza çıkıyor- onu tepeden tırnağa söküyor ve aşındırıcı püskürtümlü temizleme yöntemiyle bütün sırlarını ortaya çıkarıyoruz. Ardından şasiyi yeniden şekillendirmek için pas onarımı ve yapısal metal işleri geliyor. Müşterinin talep ettiği tüm değişiklikleri yapıyor, motoru inşa ediyor, karoseri tamamlıyor ve boyaya geçiyoruz. Otomobili tekrar monte ettiğimizde yeniden yapılmamış, el değmemiş ya da restore edilmemiş tek bir cıvata bile kalmıyor. Sonunda otomobili tepelere götürüp birkaç yüz kilometrelik deneme sürüşüne çıkıyorum. Gerçi işin en sevdiğim kısmı anahtarları müşteriye teslim ettiğimiz an. emorymotorsports.com