Michel Parmigiani ile Saatçiliğin Hikayesi

Saatçiliğin tüm modern büyük isimleri gibi Michel Parmigiani de kariyerine genellikle müze camlarının arkasında saklanan türden antika saatleri restore ederek başladı.

Bir süre sonra İsviçreli fabrikatör Édouard Constant Sandoz kapısını çalarak, resmi olarak Sandoz Aile Vakfı’na ait olan paha biçilmez antika hazinelerini restore etmesini istedi. Bir zanaatta ustalaşmak için eski ustaların çalışmalarını incelemek ve tamir etmek gibisi yoktur. Aile, 1996’da Parmigiani’yle aynı adı taşıyacak saat markasına yatırım yaptı. En yüksek kalitede saatlerinden bazıları, örneğin bu Toric Quaestor dakika tekrarlayıcı (solda), ilhamını antika atalarından alıyor. Parmigiani’nin İsviçre, Fleurier’deki restorasyon atölyesi hâlâ periyodik olarak bu saatlerin bakımını yapıyor.

Toric’in tasarım ilhamı Parmigiani’nin Sandoz için bizzat restore ettiği iki saatten geliyor: 1820’lerden kalma bir Perrin Frères cep saati ile 1920’li yıllarda Vallée de Joux’da üretilmiş kırmızı bir savonnette cep saati. Quaestor’un dışbükey kabartmalı kaplaması ve tırtıllama tekniğiyle yapılan karmaşık deseni 19. yüzyıldaki atasından miras alınırken, teknik becerisini bir ölçüde 20. yüzyıldaki benzerine borçlu. Parmigiani, “Amacım saat yapımcılığı tarihinin düğümlerini çözerek, bu tarihe doğru uyumlu oranlarla devam etmek. Toric Quaestor’da yaptığım da buydu” diyor.

Parmigiani, bir Robb Report okuruna Toric’in yanı sıra mart ayında düzenlenecek Édouard Marcel Sandoz koleksiyonundaki otomat ve saatlerin sergileneceği sergi için, Tokyo’ya iki birinci sınıf uçuş bileti de sunuyor. Sandoz koleksiyonundan nadir parçalar için müzayedeye katılma fırsatınız da olacak. Bu, bir saat tutkunu için gerçekten hayatta bir kez yakalanacak bir fırsat.

325.000 Dolar’dan başlayan fiyatlarla.