Mekanizma Mimarisi: Bovet

Bovet’nin sahibi Pascal Raffy ile konuşmak, İsviçreli saat şirketlerindeki herhangi bir yöneticiyle görüşmeye hiç benzemiyor.

En başından beri Raffy’nin emsallerinden farklı bir değer sistemiyle şirketi yönettiği açık. Ancak bu hakikati kabul ettiğinizde şirketindeki en büyük kreatif değişikliği 14 yaşındaki oğluyla akşam yemeğinde yaptığı sohbetten sonra gerçekleştirdiğini anlatırken son derece samimi olduğuna inanabilirsiniz.

“Beş yıl önce” diyor Raffy, “Oğlum Amadeo bana şöyle dedi: ‘Sen 19. yüzyıl cep saatini seviyorsun, ama ben milenyum çağında yaşayan genç bir centilmenim. Bovet saat yapımcılığı sanatının modern ifadesi ne olabilir?’ O anda söylemeye çalıştığı şeyi tam anlamıyla kavrayamadım, çünkü Bovet’nin iki asırlık saat yapımcılığı geleneğine sadık kalınması gerektiğine inanıyordum, ancak Amadeo haklıydı. Onun için çağın ruhuna uygun modern bir yorum tasarlamayı denemek zorundaydım.”

Bu girişim 2015’te Bovet’nin o dönem en önemli teknik başarısı olan Braveheart modeliyle sonuçlandı. Saat flying tourbillon, fütüristik bir balans tasarımı ve silindirik zemberek dâhil markanın birçok yeniliğini barındırıyordu. Ayrıca 22 günlük ultra uzun bir güç rezervine sahipti.

Ama Braveheart’ın en çarpıcı tarafı görünümüydü. Çoğu Bovet gibi o da üstü açılır cep saatlerindeki kordon/zincir sisteminden faydalanmak adına çift yüzlü bir saat olarak tasarlanmıştı ve tourbillon kafesi, saatin alt kısmında neredeyse tamamen boş bir alanda asılıydı. Bu özellik beş yıllık evrimi süresince giderek daha dramatik bir çehreye büründü ve karmaşık mekanizma, kasanın üst bölümüne iyice sıkışarak tamamen görünür hale geldi.

Bovet mühendisleri, Braveheart’ın topladığı alkışları çok ciddiye aldı. Bir sonraki saatte Raffy’nin ‘evrensel zaman’ saati üzerinde çalışmalarını talep eden talimatlarıyla harekete geçerek suspended tourbillon, merkezde dünya saati göstergesi olarak iki dramatik yarıküre ve en üstte silindirik şehir göstergesiyle jumping hour/retrograde minute özelliği tasarladılar. Mekanik unsurların yoğunluğu, Raffy’nin eğik kasayla bir araya getirdiği eğik bir düzlem yarattı –bunun için çocukluğundaki yazı masasından ilham aldığını söylüyor. Mekanizma ve kasanın dramatik mimarisi geleneksel marka için büyük bir değişikliği temsil ediyordu. O kadar ki, bir mühendis kasanın prototipinin Bovet şatosunda beğeniye sunulmadan önce ortamın aşikâr biçimde gergin olduğunu hatırlıyor.

Şato: Bovet markasının bir diğer farklılığı. İsviçre saatçiliğinin ilim irfan yuvası ünlü Val-de-Travers’e bakan bir yamacın yükseklerinde kurulu Château de Môtiers. Raffy satın alıp restore ettirmeden önce kısmen harabeye dönmüş bir 14. yüzyıl kalesiydi. Raffy, şatoyu hem aile konutu olarak kullanıyor hem de sayısız sanatçı ve zanaatkâr üst katlardaki montaj tesisinde çalışıyor. Kuşkusuz, çok etkileyici bir durum.

Markanın buradaki azimli çalışmalarının sonunda Récital 18 Shooting Star modeli fazlasıyla başarı kazandı ve piyasaya çıktıktan sonra altı ay içinde 50 örneğinin tamamı satıldı. Üstelik yeni tasarımlar konusunda Bovet’deki uzmanların ve Raffy’nin özgüvenini artırarak ertesi yıl çok daha iddialı bir model tasarlamalarını teşvik etti: Récital 20 Astérium. Yıldız göstergesi ve yıldız haritası, yıldız yılı takvimi, ay evresi zaman denklemi ve arka yüzünde zodyak göstergesiyle kapsamlı bir astronomik saat. Tüm bu fonksiyonlar Shooting Star modeliyle aynı boyuttaki kasada yer almasına karşın uzun pinyon dişlileri ve farklı seviyeleri destekleyen açılı sütunlarla mekanizmanın daha hacimli görünmesi sağlanıyor. Raffy istemsiz bir cüretkârlıkla, “Astérium’un hepsi de ince ayarlı 12 komplikasyonunun çok daha hacimli, çok daha sıkışık bir kasaya ihtiyaç duyacağı kesindi ve her şeye rağmen yine de bileğinize takabilmeniz gerekiyordu” diyor.

Bovet’nin kreatif mekanizma mimarisi yolculuğundaki son ama nihai olmayan aşama, uzaya ve zamana bu kez farklı bir açıdan bakan Récital 22 Grand Récital. Mekanizmanın en üst, en kalın bölümünü elde boyanmış (ağır Super-LumiNova ile) döner küre hâkim. Güneş gününü, güneşi temsil eden tourbillon kullanarak gösteriyor. Yörüngesindeki ay, hatasız bir ay evresi göstergesi işlevi görüyor. Yeniden tasarlanan arka yüzdeki daimi takvim, mekanizma tasarımıyla da alakalı olduğundan muhtemelen teknik bakımdan en zorlu özellikti; ama alanın mükemmelen kullanılmasına olanak veren büyük grafik düzenlemelerin gölgesinde kaldı.

Pascal Raffy uzun süredir hevesle savunduğu gelenekleri alt üst etseler bile yelken açtığı yeni rota sayesinde markanın gördüğü olağanüstü ilgiden fazlasıyla memnun. “Kökenlerimize ve geleneklerimize daima minnettarız” diyor. “Ama bir şey eksikti. Geleceğe bakmak için daha modern olmaya ihtiyacımız var. Amadeo, sen haklıydın.”