Katar’ın Yeni Ulusal Müzesi

Katar Ulusal Müzesi’nin resmi açılışı 28 Mart’ta Katar Emiri Tamim bin Hamad bin Khalifa Al Thani himayesinde, dünyanın beş kıtasından konukların katıldığı bir davet ile yapıldı.

Ziyaretçilerini Katar’ın ve Arap Yarımadası’nın geçmişinde binlerce yıllık bir yolculuğa çıkaracak olan müzenin mimari tasarımı dünyaca ünlü mimar Jean Nouvel imzası taşıyor.

Katar Ulusal Müzesi’nin 1.500 metre uzunluğundaki kıvrımlı bir yol üzerine yerleştirilen galerileri, ziyaretçileri Katar’ın tarihinde bir dönemi canlandıran farklı mimari tasarımlar, müzik, şiirler ve sözlü tarih anlatımının yanı sıra; o dönemi çağrıştıran kokular, arkeolojik objeler, özel üretilmiş sanat eserleri ve film gösterileri gibi sürprizlerle buluşturuyor.

11 galeride yer alan kalıcı sergiler ziyaretçileri Katar yarımadasının milyonlarca yıl önceki jeolojik tarihinden başlayarak, adım adım ülkenin bugününe getiriyor. Katar Ulusal Müzesi ülkenin geçmişi ve kültürüne ek olarak, Katar halkının da sesi oluyor. Müze, yaratıcılık ve toplumsal katılım için bir merkez olmanın yanı sıra, Katarlılara eğitim alanında farklı fırsatlar sunarak ülkenin kültür vizyonuna katkıda bulunmayı hedefliyor.

52 bin metrekarelik geniş bir alan üzerine kurulu Katar Ulusal Müzesi’nin merkezinde modern Katar’ın kurucusu Abdullah bin Jassim Al Thani’nin (1880-1857) restore edilen sarayı yer alıyor. Bu bina geçmişte aileye ev sahipliği yaparken, aynı zamanda yönetim merkezi olarak da kullanılıyordu. Daha sonra Katar Ulusal Müzesi’ni barındıran bina, günümüzdeki galeri deneyiminin odak noktasını oluşturuyor.

Galeriler

“Katar’ın oluşumu” 

Bu bölümde Katar‘ın geçmişindeki yedi dönemi temsil eden bitki ve hayvan fosilleri sergileniyor. Christophe Cheysson’un (Başlangıçlar, 2018) yönetmenliğinde çekilen film, izleyiciye yarımadanın oluşumunun ve erken yaşam formlarının görüntülerini taşırken, dijital ekranlarda soyu tükenmiş bitki ve hayvanlarla şimdi yok olmuş manzaralar canlandırılıyor.

“Katar’ın Doğal Ortamları” 

Bu bölümde Arap oriksinden, kum kedisine; ölüm tuzağı akreplerinden tüm balıkların en büyüğü olan dokuz metre uzunluğundaki balina köpekbalığı yer alıyor. Yönetmen Christophe Cheysson ve film yapımcısı Jacques Perrin‘in (Kara ve Deniz, 2017) tarafından çekilen kaleydoskopik bir filmde kuşlar 50 metre genişliğinde bir gökyüzünde uçuyor, balık sürüleri derinlerde yüzüyor ve bir kasırga tüm duyuları etkiliyor.

“Katar’ın Arkeolojisi”

Bu bölümde 1.000’e yakın arkeolojik buluntu sergileniyor. Sergilenen objeler arasında lüks kullanım için olduğu kadar günlük yaşamdan da örnekleryer alıyor. Bu objelerle yarımadadaki insan yaşantısının gelişimine ilk günden başlayarak 1800’lü yıllara kadar tanık olmak mümkün. Jananne Al-Ani (Arkeoloji, 2017) yönetmenliğindeki film Katar’ın arkeolojik alanlarını galeride canlandırıyor.

“Katar Halkı”

Bu bölüm, Katar halkının kimliğinin bir parçası olan hareketin incelenmesi ile başlıyor: Çöl (al barr) ve kıyı arasındaki mevsimsel yolculuk; su ve tarım alanlarının aranması, ticaret yapmak için yolculuk. Galeri yarımadanın üç boyutlu bir heykeli çevresinde düzenlendi. Burada göçmen yaşam tarzı ile hayatta kalmanın hikayesi anlatılıyor. Galeride deve derisi eğerler, deri su torbaları ve 1.000 yıl önce Endonezya kıyılarında batan ticaret gemisi Cirebon’dan kurtarılan bir dizi obje sergileniyor. Jon Kane tarafından sipariş üzerine hazırlanan sözlü tarih filmi ile Katar halkının yüzleri ve sesleri galeride yankılanıyor. Bu şekilde ülkede yaşamanın tecrübesi yeniden dile getiriliyor.

“All Barr’daki (Çöl)”

All Barr’daki hayat ülkenin iç kısmındaki çölde yaşamın güçlüklerini, sevinçlerini ve mutlu eden yönlerini ortaya koyuyor. Galeride eksiksiz bir çadır, el dokumaları ve mutfak araç gereçleri bulunuyor. Ortamı şiir okuması ve kahve kokusu zenginleştiriyor. Abderrahmane Sissako (Çölde Yaşam, 2017) tarafından çekilen kapsamlı filmler de galerinin duvarlarında ziyaretçileri günlük yaşam döngüsü ile buluşturuyor.

“Deniz Kıyısında Yaşam”

Deniz kıyısında yaşam bölümüne önemli bir ticaret ve inci dalgıçlığı merkezi olan Al Zubarah’ın büyük ölçekli bir modeli yerleştirildi. Bölge Arap yarımadasının en büyük ve en iyi korunmuş kıyı şehirlerinden biri. Şehir aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Al Zubarah’ın altın çağındaki ritmini ve yaşamı konu alan bir filmi Abderrahmane Sissako (Al Zubarah, 2017) yönetti. Filmin gösterimi şehrin modelini çevreleyen 6 bölmeli bir fonda gerçekleştiriliyor. Mira Nair’ın (Breathe, 2014) çektiği ikinci bir film, karşılıklı yerleştirilmiş ve her biri yaklaşık 31 metre uzunluğundaki iki ekranda gösteriliyor. Film izleyicileri inci avcılığının fiziksel ve duygusal güçlükleriyle yüzleştiriyor. John Kane’in yönettiği ikinci bir sözlü tarih filmi de bu deneyimi tamamlıyor.

“İnciler ve Törenler”

Bu bölümde mücevherler, kostümler ve diğer ender bulunan objeler sergileniyor. Sergideki objeler Katar’ın dış dünyayla uzun yıllar boyunca temel bağını oluşturan inci avcılığının rolüne tanıklık ediyor. Bu objelerden biri de Katar’ın en büyük milli hazinelerinden biri olan, dünyaca ünlü Baroda’nın İnci Halısı. 1865’te sipariş edilen halının üzerinden 1.5 milyondan fazla en üst kalite körfez incisinin yanı sıra, zümrüt, elmas ve safirler işli.

“Katar’ın Modern Tarihi”

Galerinin Katar‘ın Modern Tarihi bölümünde hikaye birbirine bağlı mekanlarda anlatılıyor.

“Katar’ın bugünü”

Bu bölüm galerilerdeki yolculuğun bitimine yakın bir noktada yer alıyor. Günümüzde yönetimde olan Emir’in çalışmalarını sergileyen galeride, Haziran 2017’de Katar’a uygulanan ekonomik ambargo ve olayın ülke ve halkını yüzleştirdiği durum da anlatılıyor. Galerideki kapsamlı dijital enstalasyon aracılığıyla bu olaylar dinamik bir dille aktarılıyor. Bu bölüm Katar Ulusal Müzesi’nin ikinci fazının bir bölümü olarak açılacak.