Moda Tasarımcısı Fahad Al Obaidly

Katar’ın çalışan kadınların güç alan moda tasarımcısı, ilk kadın kıyafet koleksiyonu üzerinde çalışıyor.

Moda tasarımcısı olmaya nasıl karar verdiniz?

Annem terziydi, ben de bu yüzden hep modanın kıyafet dikme alanına maruz kalarak büyüdüm. Annemin başı benimle hep beladaydı çünkü gördüğüm hiçbir kıyafeti beğenmezdim ve bana her şeyi kendi elleriyle dikmek zorunda kalırdı. 9-10 yaşındayken beni kumaşçıya götürürdü, oradan seçtiğim kumaşları alır, günlerce evde onlarla uğraşırdım.

Sanırım İngiltere’ye gidip Alexander McQueen markasıyla tanışınca benim için işler değişti. McQueen henüz kariyerinin başındaydı ve söylemek istediği şeyleri kıyafetleri aracılığıyla insanlara aktarma anlayışına aşık oldum. Çünkü kıyafet, senin kültürel kimliğindir, dile getirmek istediklerini kıyafetlerinle söylersin.

Ardından Milano’nun önemli moda okullarından Istituto Marangoni’ye gittim. Erkek modası alanından mezun olurken, ilk koleksiyonumu da hazırlayıp sunmuştum. Erkek figürünü provoke etmek amaçlı bir koleksiyondu ve insanların nasıl tepki vereceğini görmek için sokakta yapmıştım defileyi. Fakat insanların koleksiyonla bir bağ kuramadıklarını gördüm çünkü içinde kültürel öğeler barındırmıyordu. Sonra da değişmeye başladım.

Katar’daki moda sahnesini nasıl buluyorsunuz?

Stil ile modanın farklı şeyler olduğunu düşünüyorum. Kadınlarda stili çok seviyorum. Eğer Katarlılar hakkında konuşacak olursak, erkekler burada hep aynı şeyi giyiyor. Hava sıcak olduğundan dolayı hep beyaz veya açık renk kumaş tercih ediyorlar. Ama şimdilerde bu biraz değişiyor; yeni nesil artık gerçek kıyafetler giyiyor, marka kullanmak istiyorlar.

Katar için her şey bir anda gelişti. Petrolü keşfettik ve bir anda zenginleştik. Bu durumda, şu anda Katar’da eğer marka giyiniyorsan, bu senin nerede durduğunu gösteriyor. Kadınlar için her şey kaliteyle, kıyafetlerin kesimleriyle ilgili. Bir kadın, birey olarak kendilerini nasıl gösterdikleriyle ilgili. Kendi aralarında bir yarıştalar. Giydikleriyle, kim olduklarıyla ve ne yaptıklarıyla bir izlenim bırakmak istiyorlar.

Katar’da henüz bir moda haftamız yok, ama moda şovlarımız oluyor elbette. Satın almacıların gelebileceği bir moda haftası olmasa bile, insanlar yakında düzenlenebileceği ihtimalini konuşuyor. Katar modası hala çok kırılgan, hala büyüyor; kendi kimliğini, DNA’sını bulması gerekiyor.

Kendinizi sanatçı olarak görüyor musunuz?

2017’ye kadar, eski itfaiye binasından bir sanat merkezine dönüştürülen Fire Station’da misafir sanatçı olarak iş ürettim. Hobi olarak resim yapıyorum ama Fire Station’ın programına tasarımcı olarak başvurmuştum. Bir sanatçı olarak beni kabul edebileceklerini söylediklerinde, hiç olmazsa bir şeyler çizerim, resim yaparım diye düşünmüştüm. Ama diğer 20 misafir sanatçıyla birlikte stüdyoda olmak, onların farklı disiplinlerini görmek beni çok etkiledi. Bana resim yapmayı öğrettiler; misafirlik sürem sona erdiğinde elimde 40 kadar resmim vardı. Sanatı seviyorum ama devam etmek istediğim kariyer bu değil.

Şu ara yeni bir koleksiyon üzerinde çalışıyor musunuz?

Kendi markamla, Katar kültüründen ilham alarak bir şeyler yapmayı seviyorum. Geleneksel Katar kıyafetlerini modern koleksiyonlara ekliyorum. Biz kültürümüzle ve geleneklerimizle gurur duyarız. Ben de bu gelenekleri modern ve çağdaş bir şeylerle birleştirmek istiyorum.

Genç tasarımcılarla projelerimiz var. Fashion Trust Arabia pek çok tasarımcı yetiştiriyor, onların ilerlemelerine yardımcı oluyor. Ben de yeni koleksiyonum için farklı bir alana yöneliyorum. Artık erkek değil, kadın giyimi üzerine yoğunlaşacağım. İlk koleksiyonda kaftanlar ve uzun ceketler olacak. Muhafazakar, Bedevi ile buluşuyor konseptine sahip diyebiliriz. Son birkaç yıldır kadınlar bana büyük ilham veriyor. Şu sıralar Katar kadınlar tarafından yönetiliyormuş gibi hissediyorum. Kültür-sanat, yönetim alanlarında yönetici koltuğuna oturan kadınların çok güçlü olduğunu düşünüyorum. Geçen ay Rusya’da yaptığımız bir defilenin ilk sırasında beyaz erkek satın almacıların arasındaki tek kadınlar, Katarlı yöneticilerdi. Katarlı kadınlar, komşu ülkelerdeki hemcinslerinden daha güçlü. Kadın bakanlarımız, yöneticilerimiz, şirket sahiplerimiz var. Moda sahnesini de onlar yönlendiriyor.

Yeni kadın koleksiyonunda öne çıkan detaylar neler?

Bedevilerin kumaşları ve çömleklerini boyamak, süslemek için kullandığı detayları, çöl kadınlarının tarzını baz alıyorum. Desenli kaşmir kumaşlar kullanıyorum. Bazı tasarımlar, Bedevi çadırlarının ortasındaki dikkat çekici bir desenden ilham alınarak ortaya çıktı. Bu desenlerde savaşlar, çöl halkının gördüğü, sevdiği şeyler anlatılır; bir nevi hikaye anlatıcılığı yani.

Yeni koleksiyon ileride fahadalobaidly.com’da satışta olacak. Ayrıca tasarımcının New York ve Paris moda haftalarında da pop-up mağazaları açılacak.