İtalyan Otomobilleri

Tarz sahibi ve dikkat çekici; İtalya’nın savaş sonrası parlayan otomobil sektörünün en elit tabakası sahalara geri dönüyor.

İtalyan otomobilleri makarna gibidir; herkes spagetti ve fettuccine gibi popüler makarnalara aşinadır ama meraklılarını ödüllendirmeye hazır 350’den fazla makarna çeşidi daha vardır. Benzer şekilde Ferrari, Lamborghini ve Maserati gibi ünlü markalara ek olarak, otomobilin doğuşundan günümüze değin birçok tanınmayan İtalyan otomobil üreticisi oldu. Çoğu unutulup gitti; kayan yıldızlar gibi, piyasayı parıltılarıyla aydınlatıp ortadan kayboldular. Başarıyla yola çıkan diğerleri ise zaman içerisinde ışıltısını kaybetti. Bertone ve Pininfarina gibi yakın zaman önce yeniden sahnelere dönen karoser üreticileri, günümüzün ünlü İtalyan otomobillerinde izlerini rahatlıkla sürebileceğimiz bir miras bıraktılar bize.

Yaratıcı otomotiv zanaatkârları ve mühendisleri için 1950’lerin İtalya’sından daha uygun, daha verimli başka bir yer olamazdı. O dönemden birçok otomobil, dedelerden genç nesillere aktarılmaları veya garajlarda özenle bakılarak saklamaları sayesinde bugüne ulaştı. Yakın zamana kadar sadece sıradan klasik otomobillerdi. Şimdiyse, “eşleşen numaraları” (orijinal şasi ve motor numaraları) olup olmadığına bakılmaksızın, hayranlıkla karşılanıyorlar. 1962’den 1964’e kadar üretilmiş ve fiyatı bugün 40 ila 80 milyon dolar arasında değişen Ferrari 250 GTO, 1977′de Pink Floyd bateristi Nick Mason tarafından 35.000 sterlin karşılığında satın alınmıştı. Mason’ın alışverişinden 10 yıl önce 1967’de, yarış yorgunu Shelby Daytona‘larının tanesini 7.000 dolara satmak isteyen Carroll Shelby başarılı olamamıştı. Bugün ise bu altı otomobilin her biri 30 milyon dolar değerinde.

İtalyan otomotiv tarihi, her makineye ruh katan otomobil gövdelerini tasarlayan ve inşa eden carrozzerie’lere, yani karoser üreticilerini anmadan tamamlanmış sayılmaz. Eski carrozzerie’ler genelde aracın gövdesini üretir ve bunları fabrikadaki nihai montajı yapması için otomobil üreticisine teslim ederdi. Bugün, eski carrozzerie’lerin çoğu ya bağımsız çalışamayacak kadar güçten düştü ya da iflas etti.

Hangi hak ettiğinden az ilgi gören İtalyan otomobilinin büyük liglere gireceğini şimdilerde tahmin etmek zor. Ancak kesin olan bir şey var; hızlı, güzel ve nadir olanlar hep hayatta kalacak.