Guillaume Néry, Panerai’ın Yeni Modeline İlham Oldu

Serbest dalış rekortmeni Guillaume Néry ile hem dalış tutkusunu hem de Panerai ile yollarının nasıl kesiştiğini konuştuk.

Serbest dalış yapmaya nasıl başladınız? Sizi bu spora çeken neydi? 

Şaşırtıcı ama serbest dalış hikâyem suda değil otobüste başladı! Öğrencilik yıllarımda okuldan eve dönerken en iyi arkadaşımla gayet basit bir oyun oynadık: İçimizden hangisi nefesini en uzun süre tutmayı başaracak? Arkadaşım kazandı ve yenilgim beni o kadar üzdü ki, evde kendi kendime çalışmaya, yatağımda yatarken nefesimi mümkün olduğunca uzun tutmaya başladım. Sonunda kaydettiğim gelişmeden hayli etkilendim. Vücudumun, insan vücudunun kapasitesi beni büyüledi. Birkaç hafta sonra nefesimi kolayca üç ila dört dakika tutabiliyordum. Bir iddiayı kazanmanın dışında becerimi başka bir amaç için kullanabileceğimi de biliyordum. Akdeniz kıyısında büyüdüğümden, bu kabiliyeti denizi keşfetmekte kullanmanın muhteşem olacağını fark ettim. Memleketim Nice aynı zamanda modern apne tekniğinin beşiği olduğu için çok şanslıydım, böylece bir apne kulübüne girdim ve serbest dalış yapmaya başladım: Büyüleyici ve baş döndürücüydü! O andan itibaren soluğumu tutma kabiliyetimin hayatımın özünü oluşturacağını biliyordum: Kendimi suya bırakmak, yüzeyin altındakileri keşfetmek, üçboyutlu bir planda yavaşça hareket etmek… Beş yıl sonra 87 metre ile dünya rekorunu kırdığımda 20 yaşına henüz basmıştım ve serbest dalış alanında dünya rekoru kıran en genç insan oldum. 2015’teki 125 metreye kadar üç dünya rekoru daha kırdım. Bugün serbest dalış sadece bir spor değil yaşam biçimi olarak da günlük hayatımın parçası.

Sualtındayken iyi bir dalış saatinin avantajları nedir?  

Dalış yaparken saatim benim için vazgeçilmez ve bence dakiklik, dayanıklılık ve eşsiz bir tarz işin olmazsa olmazı! Her koşul altında, ekstrem şartlarda bile saatime tam anlamıyla güvenebilmeliyim; büyük basınç altında denizaltıların eriştiği derinlikler ya da bir aylık bir dalış gezisi için martın başına kadar kalacağım Antarktika’nın sert koşulları da olabilir.

Derin dalış yapmadan önce ya da dalış esnasında korkuya kapıldığınız oluyor mu hiç? 

Derin dalıştan önce korku son derece normal bir duygu, hatta gayet olumlu. Tetikte kalmamı, duyularıma odaklanmamı sağlar. Onca yıldan sonra korkuyu tanımayı ve kabullenmeyi öğrendim; baş etmem gereken diğer değişkenlerin arasında parametrelerden biri haline geldi. Çoğu kez dalarken yüzeyden ayrıldığım anda bu kaygı denizde kaybolup gider, yerini huzura ve derin bir konsantrasyona bırakır. Ancak aşırı derinliklerde derinlik sarhoşluğu denen duruma maruz kalıyorum; içinde birçok sürpriz taşıyan psikolojik bir fenomen! Zihinsel durumuma göre derinlik sarhoşluğu büyülü ya da ürkütücü imgelemler yaratabiliyor, ama korkmak onlara aldırmamak ve başarılı bir performans gerçekleştirmenin önünde bir engel. Benim yöntemim bu imgelemlere karşı mümkün olduğunca nötr kalmak, yüzeye çıkana kadar zihnimi olabildiğince sakinleştirmek.

Saatlere geri dönersek sizin açınızdan Panerai ile ortaklığınız nasıl başladı? 

Panerai tutkulu, zorlayıcı bir yaşam tarzına sahip bir marka elçisi arıyordu; bir araya geldik ve bu efsanevi markanın arkasındaki etkileyici hikâyeyi ve efsaneyi sevdim. Panerai cesur insanları destekliyor ve hikâyelerinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. İlk kez karşılaşmadan önce de Panerai’ı biliyor ve saatlerini seviyordum, dolayısıyla Neuchâtel’deki üretim tesislerine gittiğimde çok heyecanlandım. İkimiz de denize ve keşfetmeye, sınırlarımızın ötesine geçme ihtiyacına dair ortak bir tutku paylaşıyoruz.

Panerai Submersible Chrono Guillaume Néry Edition modeli ne açıdan sizi cezbetti?

Panerai Submersible Chrono Guillaume Néry Edition’ın çok spesifik özellikleri var, benim ekstrem koşullarda onu kullanma amacıma mükemmelen uygun! Dakik, 300 metre derine inebiliyor ve derinliklerin karakteristiği olan koyu mavi ortamda bile kadranı rahatça okunuyor; o yüzden de o kolumdayken derin dalış yaptığımda kendimi tamamen güvende hissediyorum. Performansın ötesinde serbest dalış karımla birlikte fotoğraflar ve filmler aracılığıyla paylaşmayı sevdiğimiz bir felsefe. One Breath Around The World adlı son kısa filmimizde gezegenimizin denizin altındaki etkileyici yer şekillerini keşfediyorum. Suda yüzüyorum ama aynı zamanda yürüyor, koşuyor, uçuyor, düşüyor, zıplıyor ve tırmanıyorum da… Saatim hareketlerimin hafif ve akıcı olmasına izin veriyor, yolculuğumda bana eşlik ediyor, o benim bir parçam.

Kendi saatinizi tasarlasaydınız nasıl olurdu?

Uzun vadede Panerai ile birlikte deniz severlere adanmış en iyi saati tasarlamak isterim! Sanırım tıpkı bendeki Panerai’a benzer, ama ilave bir özelliği olur: derinlikölçer. Bu özelliğin de bulunmasını çok isterim ve mevcut Submersible Chrono modelimin kusursuz hafifliğini ve zarif gösterişsizliğini korurum. Müthiş bir meydan okuma olur.

İlk saatiniz neydi?

Ebeveynlerimin Noel hediyesiydi, kırmızı kadranlı ve kırmızı kayışlı bir Flik Flak saati. O da İsviçre üretimi bir saat!

Dalmak ve zamanı kaydetmek arasındaki bağ ne?

Serbest dalış performansı tamamen zaman tutmak ile ilgilidir. Derin dalış gerçekleştirmeden önceki hazırlık sürecim neredeyse dakikası dakikasına planlanır: Nefes alış-verişlerime ve rahatlamaya odaklanırım, öte yandan gözüm saatimdedir. Son kez derin bir nefes almadan önce geri sayım başlar, inişim dakika dakika zamanlıdır ve dalış süremin ne zaman sonlanması gerektiğini tam olarak bilirim. Zaman hem bir saplantı hem de değerli bir parametre! Ama en etkileyici ve şaşırtıcı deneyimimi birkaç ay önce ailemle birlikte Fransız Polinezyası’nın sıcak sularındayken yaşadım. Evimizin hemen önünde yüzen bir kambur sırtlı balina sürüsü vardı ve onlarla karşılaşma şansımı artırmak için Panerai saatimle balinaların suya dalma zamanlarını hesapladım. Zaman tutmak bu vahşi ve harika yaratıklarla unutulmaz karşılaşmamda hayati bir rol oynadı.