Fransız Paradoksu

Fransız saat yapımcılığı mirası sadece tekniğe değil, stile de dayanıyor.

Ferdinand Berthoud
Donanmada resmen kendi saatlerinin kullanılmasını sağladıktan sonra Berthoud, kralın ve donanmanın saat yapımcısı unvanını aldı.

Bir Avrupa şehrinde dünyanın en ünlü saat yapımcılarının hem teknik konularda tartışabileceği hem de sektörel dedikodular yapabileceği küçük bir meydan olduğunu hayal edin. Hayır, burası Cenevre’de değil. Paris’te ve yıl 1770’ler… Île de la Cité’nin batı ucunda, Place Dauphine’de… 1770’lerin sonunda birkaç yıl boyunca bir şehir bloğundan hallice meydan, Ferdinand Berthoud, Jean-Antoine Lépine ve genç Abraham-Louis Breguet’nin atölyelerine de mesken oldu. Her ne kadar ürettikleri kalemler Place Dauphine’de vuku bulan teknik heyecan dalgasının seviyesine ulaşamasa da, bu üç adam mekanik saat yapımcılığının şeklini şemailini kendi yöntemleriyle değiştirerek çağdaşlarından çok daha ileri bir aşamaya taşıdı. Atölyelerinin birbirine yakın oluşu bir anlamda Aydınlanma Çağı’nın mekanik Camelot’unu yarattıysa da, uzun ömürlü olmadı. Zira Lépine, ünlü yazar Voltaire’in İsviçre sınırındaki saat atölyesi Manufacture Royale’de bir süre çalışmak için şehirden ayrıldı ve çok geçmeden Fransız Devrimi, Fransa’daki lüks piyasasının keyfini kaçırdı.

FERDINAND BERTHOUD FB 1
2015
Ferdinand Berthoud şirketinin erken dönem Fransız mekanizmasına getirdiği modern bir yorum. İki plaka, kolonlar ve çark-zincir mekanizması döneme özgü. Tourbillon ise daha sonra geliştirildi.

Ancak günümüzde o altın çağın gölgesi, Fransız saat yapımcılığının üstüne zar zor düşüyor. Basamaklarını kurumsal pazarlama departmanlarının döşediği tarihin spot ışıkları, kakmalı üç çeyrek bölümde hazırlanmış saat gövdeleriyle Almanya’, Cenevre şeritleri işlemesiyle de İsviçre’yi aydınlatıyor. Fransızların böyle bir imzası yok çünkü benzer statüde Fransız üreticiler yok; sadece hayli özgün stilleriyle küçük ölçekli yapımcılar var. Öyleyse Fransız saat yapımcılığını anılmaya değer kılan ne?

Chopard’ın başkan yardımcısı ve Berthoud koleksiyoneri Karl-Friedrich Scheufele’nin cevabı, performans. “İsviçre’nin tersine” diyor, “Fransızların icat ettiği her şey kral tarafından tanındı, dolayısıyla başarı teşvik edildi.” Teknik açıdan Fransızlar’ın horolojik başarılarının çoğu, dönemin silahlanma yarışının en önemli teknolojik unsuru olan denizcilik kronometrelerinde, İngiltere’deki gelişmelerle boy ölçüşmek ya da onları geçmek adına gerçekleştirildi. Fransa’nın en yetenekli saat yapımcıları Pierre Le Roy ve Berthoud’du. Le Roy, tartışmasız denizcilik kronometrelerine daha fazla katkıda bulundu, ancak harika çocuk sıfatını Berthoud kaptı. 26 yaşındayken saat ustası olan Berthoud, saat yapımcılığı konusunda makaleler kaleme alarak saray çevresinde adını duyurdu. Donanmada resmen kendi saatlerinin kullanılmasını sağladıktan sonra da kralın ve donanmanın saat yapımcısı unvanını aldı. Bu terfi kralın saatlerini yapan Le Roy’u çileden çıkarmış olmalı ki, tasını tarağını toplayıp köşesine çekilmesi uzun sürmedi.

Abraham-Louis
Breguet
Gelmiş geçmiş en muteber ve en muhteşem saat yapımcısı Breguet, teknik özelliklerin, ‘stil’ olmadan hiçbir anlam ifade etmeyeceğini iyi biliyordu.

Ancak, Fransa’nın bağrından çıkıp günümüz saatlerinin görünümünü şekillendiren en önemli isim Jean-Antoine Lépine’di. Kendisinden önceki her saat yapımcısının uyguladığı hantal yapıyı yerle bir etti. Büyük tertibatlarla donanmış ve kolon destekleriyle birbirinden ayrılan iki gövdeden müteşekkil mekanizma yerine dişli çark takımını destekleyen vidalı tek bir gövde ve kompakt silindir maşa kullandı. Bu düzenleme, cep saatlerinin dramatik biçimde incelmesine yol açtı. Fransız saatleri bir anda zarif bir forma, okkalı satış rakamlarına ve eve geri dönebilmek için çığırtkanlarını bekleyen dahi pazarlamacasına kavuştu.

MONTRE À TACT
1800
Breguet imzalı bir montre à tact; cebinizden çıkarmadan sadece parmaklarınızla dokunarak okuyabileceğiniz bir cep saati.

O kişi Breguet’ydi. Gelmiş geçmiş en muteber ve en muhteşem bu saat yapımcısı, teknik özelliklerin ‘stil’ olmadan hiçbir anlam ifade etmeyeceğini iyi biliyordu. Lépine’in mekanizmasını, büyük formatlı guilloche kadranlarla, saat kollarından rakamlar ve kasa kenarlarına dek rötuşlarla bezedi.

Keza teknik süslemeleri de sofistike müşteri kitlesini baştan çıkarmayı hedefliyordu. İlk kez telden bir gongla (tıpkı günümüzdekiler gibi) ses çıkarmayı başardığı minute repeater’lar demirbaşıydı. Montre à tact cep saati ise sahibinin sosyal bir ortamda saatini alenen çıkarma kabalığından kaçınmasına ve kimselere çaktırmadan zarif bir hareketle cebine dokunduğunda bir saat kolu sayesinde saati öğrenmesine olanak veriyordu.

DAKİKA TEKRARLAYICI
1818
Breguet’nin çeyrek ve yarım saatleri çalabilen cep saati.

Breguet’nin çalışmaları Fransız Devrimi’nden sağ çıkmakla kalmadı, saat yapımcısının müşterileri dehasıyla etkilemekteki nadir becerisi sayesinde Napolyon döneminde de, sonrasında da gelişmeyi sürdürdü. Ancak 19. yüzyıl Fransa’sı Louis Moinet ve Louis Leroy gibi parlak saat yapımcıları yetiştirmesine rağmen, ülkedeki üretimin büyük kısmı, düşük maliyetli saatlere giderek daha fazla ilgi gösterdi. Sonunda şık dekorasyonlarıyla dikkat çeken birkaç istisna dışında, saat yapımcılığının yerçekimi merkezi güneye kaydı.

Fransız saatlerinde sonun başlangıcı aslında Breguet’den yaklaşık iki asır önce, Fransız saatlerinin daha ziyade dekoratif özellikleriyle tanımlandığı dönemde geldi. Patek Philippe’ten Philippe Stern dâhil birçok akıllı koleksiyonere göre Blois’deki zanaatkârların çalışmaları asla diğerlerine denk değil. Ne yazık ki dönemin mine ustalarının çoğu Protestan’dı –uzun süredir himaye edildikleri ülkede 14. Louis tarafından kâfir ilan edilerek dini özgürlükleri ellerinden alındı ve göç etmeye zorlandılar. Cenevre ise gelen bütün Fransız zanaatkârını kabul etti.

GRAND SONNERIE
1808
Türk desenleriyle minelenmiş bir Breguet grand sonnerie cep saati.

İsviçre’nin giderek arttırdığı saat yapımcılığı kapasitesi, Breguet ve Berthoud gibi zaten İsviçre topraklarında doğanların da aralarında bulunduğu Fransız saat yapımcılarının gözünü muhtemelen korkutmadı.

BREGUET #5 REPEATING WATCH 1794
Breguet’nin Birinci Fransız Cumhuriyeti’nin ikinci yılında geliştirdiği ilk #5 Repeating Watch’unun bir dizi ilginç özelliği var. Erken dönem kendinden kurmalı sistem bir rakkasla çalışıyor. À toc çeyrek saat tekrarlayıcı, gong çalmak yerine kasa kenarına vuruyor. En önemlisi de güç rezervi, ay evresi ve alt saniye göstergelerinin dengeli biçimde dağıldığı, guilloche deseniyle süslü kadranı. Breguet tarzına iyi bir örnek; modern kol saatlerinin yanı sıra 21. yüzyılda yapılan bir dizi replikaya model teşkil etmeyi sürdürüyor.

Ama 19. yüzyıl ilerledikçe İsviçre, Fransızların pek itibar etmediği seri imalat tekniklerini uyarlamaya girişti. Breguet kariyerinin zirvesindeyken İsviçreli saat yapımcılarına eğitim görmeleri ve çalışmaları için Paris’teki atölyelerinin kapılarını açmıştı. Takvimler 1840’ı gösterdiğinde, torunu Louis-Clément Breguet’nin yönettiği şirket İsviçre’den seri üretilmiş mekanizmalar ithal ediyordu. Özetle İsviçre’nin saat alanındaki uzmanlığından yararlanmak Fransızların kolayına gitti ve İsviçre mikro mekanik becerilerini genişlettikçe komplike saat yapımcılığına da el attı. 19. yüzyıl sonunda Fransız saat yapımcılığının gururlarından biri olan Louis Leroy’un Leroy 01 modeli –uzun yıllar en komplike saat kabul edildi– büyük ölçüde İsviçre’deki Joux Vadisi’nde üretilmişti.

Edmond Jaeger
Jaeger, Louis Cartier gibi mücevher yapımcılarını ultra ince mekanizmalarla tanıştırdı; ardından ikisi, Santos de Cartier ve Tank dâhil en unutulmaz modellere imza attı.

Fransa 19. yüzyılda mekanik liderliğini İsviçre’ye devretmiş olabilir, ama 20. yüzyılda öğrendikleri kadarıyla stil, potansiyel anlamda daha değerli bir ihracat kalemi. Kol saatlerinin ilk dönemlerinde Paris’te geleceği parlak saatçilik işine soyunan Edmond Jaeger’in 20. yüzyıldaki çalışmaları Fransız saat yapımcılığının tamamen Fransız bileşenlerden inşa edilmesi gerekmediğini gösterdi.

Edmond Jaeger’in mirasını yaşatan Jaeger-LeCoultre’un Şirket Mirası & Nadir Parçalar direktörü Stéphane Belmont,Edmond Jaeger birleştirici unsurdu” diye açıklıyor. “Saat yapımcılığı eğitimi almıştı ama daha ziyade endüstriyel yöntemlerle ilgileniyordu. En büyük başarısı İsviçre’deki saat yapımcılığını Fransız mücevher yapımcılarına taşımak oldu.” Jacques-David LeCoultre’un Joux Vadisi’ndeki efsanevi atölyesinde onunla birlikte çalışan Jaeger, Louis Cartier gibi mücevher yapımcılarını ultra ince mekanizmalarla tanıştırdı; ardından ikisi Santos de Cartier ve Tank dâhil en unutulmaz modellere imza attı. Sonunda LeCoultre, saat yapımcılığı kaynaklarını yine İsviçre’ye akıttı. Jaeger’in Art Deco kadın ve erkek saatleri, ölümünden sonra bile bir nesle ilham veren Duoplan mekanizmalarıyla çalıştı.

CARTIER GRAND TANK CINTRÉE 1920’ler
Cartier’nin Tank saatlerinin en cesur örneklerinden biri olan bu klasik, Edmond Jaeger imzalı LeCoultre mekanizması barındırıyor.

Kime sorduğunuza bağlı olarak Fransız saat yapımcılığı ya mazide kalmış bir merak ya da İsviçre ve Almanya’nın endüstriyel tanımlarına uymasa da tam anlamıyla canlı bir sektör diye nitelendirilecektir. Saat dünyasının yaşı geçkin akademisyenleri Fransız saat yapımcılığından geriye ne kaldığını bulmak istiyorsanız zanaatın ana hatlarının hâlâ Lépine’in yapısal tekniği ve Breguet’nin mekanizmalarıyla belirlendiği modern İsviçre’ye etkilerini incelemeniz gerektiğini söyleyecektir. Modern Breguet ya da Ferdinand Berthoud markası gibi isimler artık kesinlikle Fransız’dan ziyade İsviçreli. Ama farklı bir saat eleştirmeni kategorisi daha var: Parayı ödeyen ve tepeden tırnağa İsviçre’de yapılmış olsa da Fransız kalitesinin izini sürebilen müşteriler. Cartier, Chanel ve Van Cleef & Arpels’in modern çalışmaları şaşırtma ve mutlu etme yeteneklerinin yanı sıra zarif formlara bürünmeye devam ediyor. Abraham-Louis Breguet ve Edmond Jaeger de kesinlikle bu durumu onaylardı: Şık olmak her zaman daha iyidir.