Denizlerdeki Panerai

Officine Panerai, 2005’ten bu yana, en önemli klasik yat yarışlarından biri olan Panerai Classic Yachts Challenge’ın sponsorluğunu üstleniyor. Ünlü saat markasının suyla bağına tutunup son yarışların rüzgârına kapılıyoruz.

Kökleri, 1860’da Giovanni Panerai’nin Floransa’da şehrin ilk saatçisi olan küçük bir saat yapım atölyesi açmasına dayanan günümüzün lüks spor saat markası Officine Panerai’nin öyküsü, üçüncü kuşak torun Guiodo Panerai ile boyut değiştirdi. Torun Panerai ile birlikte şirket İtalyan donanmasının resmi tedarikçisi oldu ve yıllar boyu hem donanmayı hem de özel dalış birliklerini hassas aletler tedarik ederek destekledi. Luminor ve Radiomir dâhil olmak üzere birçok model geliştiren Panerai’nin bu tasarımları yıllarca Askeri Sırlar Kanunu’nun koruması altında kaldı. Marka 1997 yılında Richemont Group tarafından satın alındıktan sonra ise uluslararası pazara girdi.

Günümüzde, mekanizmalarını ve saatlerini Neuchâtel atölyesinde geliştirip tasarlamayı sürdüren Officine Panerai’nin İtalyan Donanması aracılığıyla denizle kurduğu köklü bağların çok daha sağlamlaştırdığını görüyoruz. Panerai, 2005’ten bu yana, klasik yatlar için bir numaralı uluslararası yarış olan Panerai Classic Yachts Challenge’ın sponsoru.

Temmuz 2015’te İtalyan yayınevi Marsilio tarafından basılan ‘Panerai’ isimli kitapta dönem saatleri ve çağdaş saatler başrolde olmakla birlikte, Panerai Classic Yachts Challenge’da yarışan klasik yelkenlilerin fotoğrafları ve yarışlarla ilgili bilgiler de yer alıyordu. Deniz ve yelkenliyle olan öyküsü bir başka hamleyle daha da güçlenen Officine Panerai’yi sanırız bu organizasyon olmadan düşünmek artık hayli zor!

Söz konusu hamle, Panerai yetkililerinin, bir BBC belgeselinde Eilean’ı keşfetmesi olarak özetlenebilir. İskoçya’da Fairlie‘deki efsanevi Fife tersanesi tarafından üretilen, klasik yatçılık tarihinin önde gelen beş teknesinden biri olarak gösterilen Eilean’ın denizle ilk buluştuğu tarih 1936. Officine Panerai tarafından 2006 yılında restore edilerek Cenova’da, üstelik İtalyan Donanması’nın himayesinde yeniden suyla buluşturulan 73 yaşındaki Eilean, ilk kez 2010’daki Panerai Classic Yachts Challenge’da arzıendam etmişti. Bu klasik güzelin restorasyonu için harcanan 450 bin saat, tam da Officine Panerai’ye yakışacak titizlikte bir tavır. Ünlü lüks spor saat markasının titizlikle uyguladığı klasik tasarım, işçilik ve kalite, denizde süzülen Eilean’da ete kemiğe bürünmüş gibiydi.

Onur Listesinin Mücadeleci Ruhları

Gelelim 40. Régates Royales de Cannes‘ın kapanışındaki 14. Panerai Classic Yachts Challenge’ın Akdeniz ayağına… 29 Eylül’de sonuçlanan müsabakalar sonucu sezon kupasını kazanan yatlar, Büyük Tekneler kategorisinde Mariska, Vintage Yatlar kategorisinde Cippino II ve Klasik Yatlar kategorisinde Il Moro di Venezia I oldu.

Antibes, Porto Santo Stefano ve Imperia ayaklarının ardından ekipler adlarını, güneşten yanmış yüzlerindeki kocaman gülümsemeleri eşliğinde 2005 yılından bu yana düzenlenen uluslararası klasik ve vintage yat yarışının onur listesine ekledi.

Yarışlarda Neler Oldu

Zordu, zordu, zordu… Yaklaşık 90 yatın yarıştığı Cote d’Azur regatta’sında, ilk iki gün esen güçlü rüzgârlar, planlanan beş yarıştan yalnızca üçünün -5 ila 15 knot arasında değişen rüzgârlarla ılık, güneşli günlerde- gerçekleşebilmesine olanak verdi. Cannes‘da 50’yi aşkın Dragon ve International 5,5 Metre Class, Tofinou ve Broad One Design gibi diğer yat sınıflarından oluşan filoyla; farklı yarış etaplarındaki tekne sayısı 200’e, mürettebat da 1,500’ün üzerine çıktı.

1908’de, tıpkı Eilean gibi Fife tersanesi tarafından William Fife III tasarımıyla üretilen 23,4 metrelik yelkenli Mariska; çok başarılı rakipleri Cambria (1928), Hallowe’en (1926) ve Moonbeam of Fife (1903) ile Moonbeam IV (1914) ikilisini geride bırakarak Büyük Tekneler kategorisinde ilk sezon kupasına sahip oldu.

Bu sezon Cippino I da ilk kez vintage yat kategorisinde yelken açtı. 1949’da Germàn Frers tasarımıyla Arjantinli Gomez & Gutierrez tarafından üretilen 15,08 metrelik yelkenli, 2018’de farklı klasik regatta’larda birkaç kez podyum görmesinin yanı sıra Panerai yarışının tüm Akdeniz ayaklarında yarışmış oldu. Rakipleri arasında kimler kimler yoktu ki? Bir zamanlar ABD Başkanı J. F. Kennedy‘nin yatı olan Manitou (1937), Humphrey Bogart‘ın göz bebeği Santana (1935), Argyll (1948), Jacques Cousteau‘ya ait olan Serenade ve Duran Duran solisti Simon Le Bon ile Cannes’da yarışmalara iyi bir dönüş yapan Blitzen (1938) gibi. Heyecan uyandırıcı bir mücadele!

Yine bir German Frers tasarımı olan 20,41 metrelik tarihi İtalyan yatı Il Moro di Venezia I, klasik yat kategorisinde 2013 ve 2015’in ardından üçüncü kez Panerai kupasını kazandı. İtalyan IOR Maksi Yat sınıfının ilk örneği olarak 1976’da Rimini‘deki Carlini tersanesi tarafından üretilen ahşap kaplamalı Il Moro di Venezia I, profesyonel olmayan 20 kişilik bir ekiple, 2018 regatta’larının tamamında yarıştı.

Les Régates Royales de Cannes‘da ayrıca ilgili ayakların ana grup kazananlarına prestijli Panerai saatleri takdim edildi. Büyük Tekneler kategorisinde 25 metrelik Moonbeam of Fife (1903) yelkenlisi ödül alırken, aynı yıl üretilen Solent 38 One Design Kelpie, Vintage kategorisinde ödül aldı. Klasik Yatlar kategorisinin galibi 1964 yapımı Bermuda yelkenlisi Argos oldu. Geleneğin Ruhu kategorisinde zafer, Patrizio Bertelli‘nin sahip olduğu 1974 IOR tasarımı Vanessa‘nındı.

Panerai sponsorluğunda bir sonraki uluslararası etkinlik 2019 Panerai Transat Classique olacak. Klasik ve vintage yatların katılacağı transatlantik yarışı, 8 Ocak 2019’da Kanarya Adaları‘ndaki Lanzarote‘ta başlayacak ve 3,000 deniz mili sonra Saint Kitts‘te sona erecek.

Heyecan ve mücadelenin, teknik, sabır ve inadın denizin tuzu ve rüzgârıyla karışacağı yarışların tutkunları, belki de kollarındaki Panerai’ler eşliğinde geri sayıma başladı bile!