Değişen Dengelerle Sokağa Taşan Lüks

Yüksek moda kültürünün ışıltılı salonlardan sokak aralarına uzanan dikkat çekici yolculuğuna ortak oluyoruz.

Burberry
Logo işlemeli, kapüşonlu, kırmızı sweatshirt.

Lüksün tanımı ne kadar değişkenlik gösterebilir? Hayır, kelimenin sözlükteki karşılığından bahsetmiyoruz. Yarattığı duygunun ya da yaşattığı deneyimin ne kadar değişebileceğini sorguluyoruz.

Lüks, kimileri için başkaları tarafından kolayca elde edilemeyen deneyimler, kimileri için bol sıfırlı etiketlere sahip aksesuarlar, kimileri için de hayatını dilediği şekilde yaşayabilmek anlamına geliyor. Bu kavrama yüklenen anlamlar, giderek bireyselleşen toplumun da katkısıyla, neredeyse kişiye özel bir hal alıyor. Lüksün sokakla buluşması da tam bu noktada kendisini kabul ettiriyor.

Tarihe bakınca karşılaştığımız “kapalı kapılar ardındaki” lüks, belirli kesimlerin ulaşabileceği bir kavram. Günümüze döndüğümüzdeyse karşımıza “sokağa taşan” lüks çıkıyor. Sokak stilinin popülerleşmesiyle birlikte sadece özel gecelerde kullanılan, nesilden nesle aktarılan özel parçaların yerini satışa çıkar çıkmaz tükenen, markaların yıldızlarını bir anda parlatma gücüne sahip parçalar alıyor.

Off-White
Renkli fularla birlikte kullanılabilen, siyah deriden topuklu çizme.

Son yılların trend listelerinde başı çeken lüks sokak stili öyle beklenmedik bir şekilde kabul gördü ki, zincir mağazalara sahip markalardan dünya çapında sayılı butiğe sahip süper lüks markalara kadar herkes bu trende ayak uydurmaya çalışıyor.

Yüksek modanın temsilcisi bazı popüler markalar, trend takipçiliği yapmaya kalkışırken adeta çuvallıyor. Oyunu kurallarına göre oynayıp cirolarını katlayanlarsa bu gelip geçici trendin mucize bir dokunuş olduğuna inanıyor. Büyük bir dönüşüm geçirerek kendisine moda sahnesinde ayrı bir yer edinen Alessandro Michele’nin Gucci’si, aykırı tasarımlarıyla her sezonun en çok dikkat çeken parçalarına imza atan Demna Gvasalia’nın Balenciaga’sı ya da olabildiğine basit düşünerek şüpheli bir çıkış yakalayan Virgil Abloh’nun Off-White’ı, pek çok marka için kriz olarak algılanabilecek bu trendi fırsata çevirenlerden sadece birkaçı.

Sokağa taşan lüksün gizemini ve cazibesini kaybettiği gerçeğini bir kenara bırakarak herkesin gözleri önünde gerçekleşen ve uzun bir süre daha moda dünyasını etkisi altında bırakacağa benzeyen bu devrimin tadını çıkarmak bizim elimizde. Kimi zaman klasik stile eklenen ufacık bir dokunuşla, kimi zamansa sınırları zorlayacak büyük adımlarla.

Fendi
Altın rengi tokalı, kırmızı deriden bel çantası.

Eğer stilinizi net kesimler, pastel renkler ve abartısız detaylarla oluşturanlardansanız, lüksü rahatlıkla buluşturan spor ayakkabıları gardırobunuza eklemeyi düşünebilirsiniz. Prada gibi köklü moda evlerinin bu konudaki iddialı seçenekleri arasında kaybolmakta serbestsiniz. Eğer henüz bu kadar iddialı bir değişikliğe hazır değilseniz, Fendi bir hayli popüler bel çantası modellerini alışveriş listenize ekleyebilirsiniz.

Stiliniz iddialı renkler, göz alıcı desenler ve sıra dışı kesimlerle şekilleniyorsa, işiniz biraz daha kolay. Yaratıcı kaostan beslenmek her daim işinize yarar. Heron Preston ve Off-White gibi enerjisini şehrin sokaklarından alan markaların koleksiyonlarına göz gezdirebilirsiniz.

Kendinizi farklı zamanlarda bu iki aykırı uca yakın hissediyorsanız ve lüks sokak stili trendini uygulamak için en uygun zamanı bekliyorsanız, gelecekteki işbirliklerini takip edebilirsiniz. Louis Vuitton ile Supreme işbirliği gibi podyumları sallayan koleksiyonların devamının geleceğinden emin olabilirsiniz.