Çevrimiçi Mezatlar

248 adet kaykaya en fazla kaç para verirsiniz? Kalıplarınızı yıkıp bir müzayedeye çevrimiçi ortamdan katılır mısınız? Siz düşünedurun; Art-lennials müzayede dünyasını ele geçirmeye başladı bile.

Bugüne dek alışageldikleri sanat, tasarım, antika, mücevher gibilerinin yanına eklenen klasik otomobiller ve kol saatlerine müzayede evleri gittikçe daha fazla önem veriyor. Ancak gelecekte bunlara şimdi olduğu gibi para harcayan olacak mı?

Bendenizin de dâhil olduğu millennial isimli kitle bugün dünyada çalışanların, konuşanların, söz sahibi olanların çoğunluğu oldu bile. Bu kitlenin en sevdiği şey parasını istediği ürüne –ederince- ödemek ve ondan maksimum faydayı sağlamak. Hatta lüks ürünlere bir sanat eseriymişçesine yaklaşarak onları yücelttiklerinden sanat ve lüks arasındaki değer biçme veya eder çizgisi daha da bulanık hale geliyor. İşte şimdilerde etkisi artan bu yeni nesil koleksiyonerlere Art-lennials deniyor. Ve kendileri şu dünyadaki her şeyi çevrimiçi satın almak istiyorlar.

Bu durum ister istemez alışkanlıklarımızı da topyekün değiştirecek yenilikleri peşinden sürüklüyor. Klasik müzayede evlerinin aldım-sattım tarzı açık artırmalarına nostalji özlemi duyanlar hâlâ katılıyor; katılacaklardır da. Ancak bunu demode bulanların gittikçe artması, yenilikçi bir takım çevrimiçi mezatlara ve oradan da hep adı anılanlar dışında bambaşka müzayede evlerinin doğmasına yol açıyor.

Peki, büyükler ne yapıyor? Bugüne dek yeryüzündeki tüm insanlık mirasını alıp satmaktan edindikleri komisyonla dünya devine dönüşen büyük müzayede evlerinin şimdilerde çağa ayak uydurma ve bu yeni nesil para harcama kapasitesi zirvede olan kitleden nasiplenme yolunda ne gerekiyorsa yapmalarına şahit oluyoruz.

Eğer ki müzayede evlerini takip etmiyorsanız, Carson Guo ismini muhtemelen duymamışsınızdır. Kendisi 23 Ocak akşamı Sotheby’s müzayede evi tarafından düzenlenen bir mezatta tam 800 bin dolar ödeyerek ikonlaşmış sokak giyimi markası Supreme tarafından 1998-2018 yılları arasında üretilmiş tüm kaykay tahtalarından (248 adet) oluşan bir koleksiyonu satın aldı. Satıcı Ryan Fuller ise bu uzun yıllardır biriktirdiği kaykay tahtalarının karşılığını fazlasıyla aldı. Sotheby’s ise son dönemde internet sitesine ve içeriklerine yaptığı yatırımın karşılığını toplamaktan memnun olsa gerek. Firma, internet üzerinden açık artırma işine yeni yeni alışıyor. Ancak bu tip sokak kültürüne dair sergilerle zenginleşen mezat programları ona bolca dikkat kazandırıyor. Ne de olsa dikkat ekonomisi çağındayız ve balıklarınkinden kısa olsa da dikkat hâlâ değerli.

Değer demişken, hangi şeye nasıl değer veriyoruz? Bizim için değerli olan şey başkası için de aynı anlamı ifade eder mi? Bu gibi sorulara cevap vermek bazen çok kolay bazen de çok zor. Fransız Artcurial müzayede evi, bir süredir çevrimiçi mezatlar düzenliyor ve oldukça fazla dikkat çekiyordu. Bunu bir adım ileri taşıyarak mayıs 2018’de dünyada ilk kez sokak kültürüne ait şeylerin mezatını yaptı. Buna bir de isim verdi: Cream.

Kaymak tabaka yeni nesil gençliğin sadece ilgisini çekmeyi değil cüzdanlarındaki parayı da çekmekti amacı. Yine Supreme markasından ürünler, sanatçı Kaws tarafından yapılmış heykeller ve graffiti sanatçısı Barry McGee’nin işleri açık artırmada deyim yerindeyse kapışıldı. Tüm lotların %94’ü satıldı ve artık müzayede evleri için geri dönülmez noktaya ulaşıldı. O noktayı geçemeyenler bir daha ismi anılmayacaklar arasında olacaktı.

Art-lennials’ın neyin değerli ve kayda değer olduğuna dair algıyı değiştirmesi, müzayede evlerinin bu değerlemeleri neye göre yapacağı sorusunu ortaya çıkarıyor. Sahiden 800 bin doları kaykaylara ödeyen genç bunları acaba makul fiyata kapattığını mı düşünüyordur? Yoksa Fuller az kazandığı için hayıflanıyor mudur? Bu gibi durumları elbette işi uzmanları daha net yanıtlayabilir. Ancak değer biçilirken konu olan şeyin az veya nadide olması ve hikâyesi hâlâ ona değer biçilirken bakılan şeyler. Tabii ki bakılan şeylerin en önemlisi kaç kişinin ona sahip olmak istediği. İşin bir de cidden dikkat çekme boyutu var ki bu çoğu zaman büyük müzayede evlerinin istediği tek şey olabiliyor. Ve bunun için kendi komisyonlarından bile vazgeçebiliyorlar. Neden geçmesinler ki? Christie’s sadece internetten yaptığı müzayedelerle 2018 satışlarının %84’lük gelirini elde etti. Sotheby’s ise birazcık sosyal medyasına eğildi ve Instagram takipçi sayısını bir yılda %102 artırdı. Ben bu satırları yazıyorken 1 Nisan’da Hong Kong’da NIGO isimli Uzakdoğulu bir moda, popüler kültür objeleri ve sokak sanatı koleksiyoncusu, NIGOLDENEYE Vol. 1 isimli Sotheby’s ile ortak yapacağı müzayedede kendi koleksiyonundan oyuncaklar, heykeller, illüstrasyonlar ve sneaker’lar için astronomik açılış fiyatları öngörmüştü. Sonuçları ne oldu dersiniz?