Cartier Coloratura Gerdanlık

Zarif Coloratura gerdanlık, rubelitler, spineller ve pırlantalardan oluşuyor ve dekoltenizi yumuşak bir ipekli kumaş gibi sarıyor.

600’den fazla taştan meydana gelen bu modern gerdanlık, geometrik motifleriyle markanın Art Deco tasarım kodlarını yansıtıyor. Odak noktasındaki iki üçgen pırlanta da bunun bir göstergesi.

Teknolojik gelişmeler üretim sektörünün her alanına sızmış olsa da, Cartier’nin Paris, Rue de la Paix’deki butiğinin üst katında yer alan zanaat atölyesinin gizemli koridorlarını henüz ele geçirmedi. Jacques Cartier’nin 1929’da kurduğu atölyede, sadece ellerine güvenen zanaatkârlar değerli taşları ve metalleri sanatsal mücevherlere dönüştürüyor. Burada, Cartier haute joaillerie, yani yüksek mücevher koleksiyonları, mücevher yapımcılığının yüzyıllardır kullandığı araç-gereç ve teknikler kullanılarak yaratılıyor. Doğru ve kusursuz taşları toplayıp, ortaya tek bir parça çıkarmak haftalar, aylar, hatta bazen yıllar alabiliyor. Bu yüzden atölyede geçtiğimiz yıl sadece 80 civarı yeni tasarım üretilebildi.

Kırmızı görüş

Cartier’nin yüksek mücevherlerinin çıkış noktasını nadir ve alışılmışın dışında taşlar oluşturuyor. Tasarım ekibi farklı taş kombinasyonları deneyerek, fikirlerini, onları bir mücevhere dönüştürecek taslaklar hazırlayan sanatçıya aktarıyor. Yüksek mücevher atölyesinin direktörü Yves Prudent, “Bu koleksiyondaki parçaların renk kombinasyonunun, tasarımları yücelten bir görsel etki yaratmasını amaçladık” diyor.

Yerli yerinde

Taş yerleştirme zor bir aşama çünkü değerli taşları, metal yuvalara güvenle oturtmak, biraz güç ve çaba gerektiriyor. Aynı zamanda nazik de olmak lazım; taşlar ve metaller bu süreçte kolayca zarar görebilir. Riski en aza indirgemek için metal yuvalar, bir çubuğun ucuna tutturulan ve rokela denilen balmumu parçanın üzerine tutturuluyor, böylece taşlar yuvalara daha kolay yerleştirilebiliyor.

Tecrübeyle sabit

Sadece birkaç zanaatkâr, altın ve platin yuvaların balmumu modellerini elde yapma yeteneğine sahip. Mücevher üretiminin bu adımı, büyük bir beceri gerektiriyor; zanaatkârın eli bir parça bile titrese, balmumu model kırılıyor ve tüm işleme en başından başlamak gerekiyor.

Parlat ve cilala

Üretim esnasında, parçanın bitişinin olabildiğince parlak ve kusursuz olması için her açısı sürekli cilalanıyor. Zanaatkârlar, bu cilalı görünümü elde etmek için pek çok farklı teknik kullanıyor. Geleneksel cila tekerlerinden pamuklu ipliklere, mücevhere zarar vermeden en dar ve ince kısımlara girebilen kırılgan tüylere kadar…

Büyük değişim

Mücevhere işlenecek her taş, uzmanlar tarafından kesiliyor ve yeni yüzeylere kavuşuyor. Taşların yüzeyleri, ışığı en iyi biçimde yansıtacak ve ideal parlaklık ve renge ulaşacak şekilde tasarlanıyor.

Ayır, diz, bitir!

Birbirine uygun renge, kaliteye ve şekle sahip taşların birleştirilip monte edilmesi haftalar, aylar alabiliyor. Taşlar, Cartier’deki uzmanlar tarafından ayrıştırıldığında, yüksek dayanıklılığa sahip kevlar ipliklerine diziliyor.