Boğaz’ın Yenisi: Azur Yeniköy

Yeniköy’de, Köybaşı Caddesi üzerinde sessiz sedasız bir mekân açıldı: Azur. 

İsmi ile müsemma gök mavisi renkteki dış cephesi, Boğaz hattında aşina olduğumuz klasik balıkçılardan farklı olduğunu daha ilk bakışta kanıtlıyor. Kurucu Ortak Şef Kahraman Altınkaya’nın “şef restoranı” kategorisindeki mekânı, asla klasik bir balıkçı değil; kelimenin tam anlamıyla bir deniz mahsulleri restoranı. İçeriden adım attığınız ilk anda fine dining dokunuşları hemen fark ediyor, bembeyaz masa örtüleri serili masalarda keyifle içkinizi yudumlarken karşınızda Boğaz’ın eşsiz güzelliğini seyre dalıyorsunuz.

Girişteki açık mutfakta sergilenen enva-i çeşit meze, kabuklular ve böcekler şefin ne derece hünerli tabaklar hazırlayıp masanıza servis edeceğini adeta önceden müjdeliyor. Koyu gri renk boyalı duvarlar, oniks taşından bar –gece hem içerideki hem de dışarıdaki bu bar tezgâhı, muazzam ambiyansı tamamlıyor–, duvarlara asılı illüstratör Sedat Ergin işleriyle Azur, Avrupa’daki fine dining deniz mahsulleri restoranlarını aratmıyor.

Denizden çıkan hemen hemen her şeyin şefin özel yorumlarıyla sunulduğu restoranda ekosistemi korumak için mevsiminde avlanılan ürünler kullanıyor. “Denizden gelen mevsim” sloganıyla yola çıkan Azur, kullandığı ürünleri, sezonunda ve yerinden temin etmeyi önemsiyor. Türk mutfağının olmazsa olmazlarından meze kültürü burada yine şefin özel dokunuşlarıyla servis ediliyor. Kajunlu lor peynirli biber, levrek ceviche, bademli Zaho şimdiden gönülleri fethetmiş durumda.

Azur’un en sevdiğimiz yanı şefin menü stratejisi. Eğer meze ve ara sıcaklardan oluşan bir sipariş verdiyseniz sonrasında balık yememelisiniz. Zira, balığın lezzeti yeterinde ortaya çıkmayacaktır. Örneğin, restoranın imza yemeklerinde paella ve deniz mahsullü makarna yemek istiyorsanız balığı sonraki ziyaretinize bırakmalısınız. Yediğiniz yemeğin lezzetine varabilmek için bu, gerçekten de doğru bir strateji … Menüde yer alan ananaslı, mangolu ıstakoz ve tereyağında dil de denemeye değer. Ara sıcaklardan Arabiatta soslu kalamar, olta kalamar, Ayvalık kum midyesi, mavi ve kral yengeç, Osetra havyarı gibi lezzetleri de özel günlerinizi farklılaştırabilir. Uzakdoğu mutfağında “Şef’e bırakıyorum” anlamında kullanılan “Omakase” Azur’da günlük olarak sınırlı sayıda masaya uygulanıyor. Yani masanızdaki menünün akışını bizzat şef yönetiyor. Ancak hatırlatmakta fayda var: Bunun için rezervasyon esnasında bu uygulamanın müsaitliğini öğrenmeniz gerekiyor. Yemeğin hemen ardından istikametiniz az önce sözünü ettiğimiz oniks bar olmalı. Burada denemeniz gerekenler ise acılı Pepe Fuego ve Cote D’Azur kokteyller.

Fotoğraflar: Erhan Tarlığ