Benetti’nin Elaldrea Süperyatı

Benetti’nin Elaldrea+ süperyatı, Floridalı bir aile için tasarlandı. Kişiye özel tasarlanmış bir yatın içini görmek, üstelik tasarımcısı ve sahibi tarafından özel bir tura çıkarılmak, eşine az rastlanır bir tecrübe. Robb Report editörlerinden Geri Ward, olarak bu özel deneyimi Benetti’nin Elaldrea+ yatıyla yaşadı.

Çok kuşaklı bir aile için özel olarak tasarlanan Elaldrea+ aslında ikinci Elaldrea olarak karşımıza çıkıyor. Modelin + versiyonunun genişliği 49 metreyken daha geleneksel bir görünüme sahip olan ilk versiyonu 35 metre ve iç hacmi daha küçüktü. Her iki yat da isimlerini, -aile bağlarının sıkılığını göstermek için- sahiplerinin eşi ve iki kızının isimlerinin birkaç harfinden alıyor. Ancak Elaldrea+, ailenin üçüncü jenerasyonuna adanmış.

Yatın dış tasarımından sorumlu olan Horacio Bozzo, “Yat sahibi, üç jenerasyonun tamamına özel olarak ayrılmış alanların olmasını istedi. Çocuklar için ayrı bir bölüm tasarlamamı, ama çocuklarla sık sık vakit geçirecek olsalar da kendileri için de özel alanlara ihtiyaç duyduklarını söyledi” diyor.

Bozzo, kaptan ve mürettebat alanının arkasına parlak renklerle bezeli, alçak mobilyalarla döşeli ve genç jenerasyon için PlayStation bulunan altı lüks kamara yerleştirmiş. Kaptan köşkünün önüne de sığ bir havuz tasarlayarak çocukların göz önünde güvende olmalarına dikkat etmiş. İkinci jenerasyon için tasarladığı geniş beach club ise tam tersine geminin arka tarafında yer alıyor ve 23 metrekarelik bir terasa sahip.

Ebeveynler için olan üçüncü kısımda ise 111 metrekarelik ana kumanda merkezinde bir bar, açık havada sekiz kişilik yemek masası ve güvertenin ön kısmında bir jakuzi bulunuyor. Ayrıca yat sahibi, beyaz eldivenli kamarotların sunum yaptığı, Fransız şeflerinin ellerinden çıkan yemeklerin servis edildiği resmi ziyafetlerden de keyif alıyor. Tasarımcı Bozzo’nun hedeflerinden biri, yatın içine dokunmadan dış kısmını ilk Elaldrea’ya göre genişletmekti. En büyük değişiklikler ve genişlemeler, geminin kıç tarafında yapmış. 111 metrekarelik, iki giysi odası, ayrı banyosu ve katlanabilir balkonu olan ana süit tek kelimeyle muhteşem.

Açılıp kapanabilen balkon, alanın kullanılabilirliğini arttırıyor. Yat rıhtıma yaklaşırken açık bir görüş sağlanması için iki tarafa da elektronik ekranlar döşenmiş. Yatın kaptanı Galloway, “Önceki yatta bu şekilde elektronik ekranlarımız yoktu ve ben dümendeyken mürettebatımdan kişiler aşağıya inerek durumla ilgili bilgi veriyordu” diyor.

Gelişen teknoloji ile Galloway artık elektronik bir kumandayla rahatça yatı rıhtıma götürebiliyor. Bozzo, tasarımı yaparken arka taraftaki köprü güvertesine rüzgarı engellemek için paneller eklemiş ve böylece 30-40 kişilik kalabalık gruplar eğlenmek için toplandığında soğuk yüzünden keyiflerini bölmek zorunda kalmıyorlar.

Ayrıca metal yerine camdan yaptığı tırabzanlar sayesinde bakan kişi direk suyun akışını görebiliyor. Mürettebat kısmı da üç bölmeye ayrılıyor: Yönetim kısmının arkasındaki kaptan bölümü, motor bölümündeki mühendislerin odası ve ana mürettebat odaları. Bu odalar da normal yatların odalarına göre oldukça lüks. Sonuç olarak amaç burada herkesin mutluluğunu sağlamak. 25 kilometrede 205 litre yakıt tüketmesi de oldukça ekonomik olduğunu gösteriyor. Galloway, yatı kışın Karayipler’de tutmayı planlandıklarını söylüyor.