Başaran Yatırım Holding’in CMB47 Serisi

 

Başaran Yatırım Holding’in 47 metrelik megayatlarından Mina, 2019 başında suya iniyor. Yeni megayatın öne çıkan en önemli özelliği yalınlıkla parlayan işlevsellik, kişiye özel ve romantik tasarım.

 

Türkiye’yi yurtdışında başarıyla temsil eden yat tersanesi CMB Yachts, CMB47 Serisi’ne yeni bir tekne ekliyor. Mystic, Orient Star ve Liquid Sky ile uluslararası Boat Show’larda boy gösteren ve büyük beğeni toplayan serinin yeni projesinin adı “Mina”. 2019 yılı başında suya indirilmesi planlanan megayatın en önemli özelliklerinden biri de önceki CMB47’ler gibi Türkiye’de yapılan en büyük GRP kompozit motoryat olması.

Toplamda 410 metrekare iç alana sahip teknenin 68 metrekare salon ve yemek odası, 60 metrekare master kabini,  44 metrekare VIP kabini, 45 ve 38 metrekare alan sahip 4 adet misafir kabini bulunuyor.

 

 

Öte yandan, CMB47 Serisi’nin outdoor alanlarının geliştirilmesi için harcanan çaba ilk bakışta anlaşılıyor. Güverteye adım atıldığında konfor ve rahatlık hissi veren dış mekânlarda her türlü ihtiyaca hitap edecek şekilde tasarlanan alanlar dikkat çekiyor.

Maindeck 102, Skydeck 122, Upperdeck 75 ve balkonlar dahil olmak üzere toplamda 300 metrekare açık alanı bulunan yatın, geniş ve konforlu güneşlenme alanında, serinin diğer üyelerinde olduğu gibi davetkâr bir SPA havuzu ve büyükçe bir bar alanı yer alıyor.

Mina’nın iç tasarımları da diğer CMB47’ler gibi Artebel Design-Beril Başaran imzası taşıyor. Mina’da da doğal ürünlerle yapılan tasarımlar ve ileri teknolojinin bir arada kullanılmasıyla hedeflenen “zamansız”lığın yakalandığına şüphe yok.

 

 

Ayrıcalık ve Ferahlık

CMB 47 serisinin tüm tekneleri benzer özellikleri taşıyor. Liquid Sky ile Mina “sistership” olmasına rağmen, interior’da bazı farklılıklar göze çarpıyor. Tüm CMB47 serisinde olduğu gibi Mina’da da Lower Deck, Main Deck, Bridge Deck ve Sun Deck var elbette. Ancak Liquid Sky‘da bulunan Sky Lounge, Mina’da Owner Suit Cabin olarak konumlandırılıyor. Mina’da Owner Suit’in özel bir “Deck”e sahip olması yanlardan da balkonlarla desteklenmesi ise gerçekten de kabine müthiş bir ayrıcalık ve ferahlık sağlıyor. Bu tasarım sayesinde kabin sayısı da 5’ten 6’ya çıkmış. Bu da kalabalık aileler ve charter açısından bir avantaj. CMB47’lerin en önemli özelliği büyük metrekareli odaları. Misafir kamaralarının her biri aslında birer master kabin konforunda.

 

 

Skylounge’a konumlanmış kabin ise 60 metrekare. Bir de bu tasarımda diğerinden farklı olarak kıç tarafta bir yüzme platformu yer alıyor. Ayrıca Skylounge’da 12 kişilik bir yemek masası ve açık oturum alanları bulunuyor. Oturma alanlarında güneşe dayanıklı yüksek kalitede dış mekan kumaşları kullanılmış.

 

 

İki tarafta genişçe balkonların yer aldığı ferah bir günlük kullanım alanı olarak konumlanan Skylounge’dan, “Gym” ve diğer katlara geçiş imkanı da bulunuyor.

 

 

Beril Başaran, master kabindeki son dokunuşların müşteri tercihlerine göre şekillendiğini söylüyor ve ekliyor: “Lake tavanlar, yerlerde ahşap döşeme, banyoda ve komodin üstlerinde mermer kullandık. Günümüzde denizi teknenin içinde hissedebilmek çok önemli. Dolayısıyla teknelerimizde tüm yaşam alanlarımızı büyük pencere ve balkonlarla destekliyoruz.”

Teknenin en önemli özelliği GPR kompozit motoryat olması. Bu, Türkiye’de ilk kez CMB tarafından bu büyüklükteki teknelerde hayata geçirilmesi açısından önemli. İç dizaynda ise tuzlu suya dayanıklı, üstelik yaz-kış kullanıma uygun nitelikteki malzemelerin tercih edilmesi Beril Başaran’ın özellikle vurguladığı tasarımda “zamansızlık” kavramına hizmet ediyor. Seneler sonra da sahibine ilk günkü keyfi verecek şekilde tasarlanan yatta kullanılan son teknoloji ürünler de hayatı kolaylaştırmayı hedefliyor.

 

 

SICAKLIK HİSSİ

Main Deck’te bulunan salon ve yemek odası alanı kullanıcılarına sıcaklık hissi verecek şekilde tasarlanmış, bu apaçık görülüyor. Bu hissiyatı oturma alanıyla yemek alanın bölen bir şömine destekliyor ki bu seçim romantizm adına da güçlü bir hamle. Zeminde ahşap ve halının birlikte kullanımı, tavanlardaki lake seçimi, denizi daha çok hissettirebilmek adına pencerelerde kumaş yerine jaluzi kullanımı da bu sıcaklık hissini artırıyor, üstelik huzur da veriyor.

 

 

Üretiminin tamamı Artebel Design atölyelerinde yapılan hareketli mobilyalarla desteklenmiş yaşam alanları ve bu alanlardaki her bir aksesuar, tekne sahibinin yaşam stiline ve isteğine göre özenle seçiliyor. Bar alanında da olduğu gibi aydınlatmanın homojen ve soft olmasına dikkat ediliyor.

 

 

charter açısından bir avantaj. CMB47’lerin en önemli özelliği büyük metrekareli odaları. Misafir kamaralarının her biri aslında birer master kabin konforunda.

 

 

Skylounge’a konumlanmış kabin ise 60 metrekare. Bir de bu tasarımda diğerinden farklı olarak kıç tarafta bir yüzme platformu yer alıyor. Ayrıca Skylounge’da 12 kişilik bir yemek masası ve açık oturum alanları bulunuyor. Oturma alanlarında güneşe dayanıklı yüksek kalitede dış mekan kumaşları kullanılmış.

 

 

İki tarafta genişçe balkonların yer aldığı ferah bir günlük kullanım alanı olarak konumlanan Skylounge’dan, “Gym” ve diğer katlara geçiş imkanı da bulunuyor.

 

 

Beril Başaran, master kabindeki son dokunuşların müşteri tercihlerine göre şekillendiğini söylüyor ve ekliyor: “Lake tavanlar, yerlerde ahşap döşeme, banyoda ve komodin üstlerinde mermer kullandık. Günümüzde denizi teknenin içinde hissedebilmek çok önemli. Dolayısıyla teknelerimizde tüm yaşam alanlarımızı büyük pencere ve balkonlarla destekliyoruz.”

Teknenin en önemli özelliği GPR kompozit motoryat olması. Bu, Türkiye’de ilk kez CMB tarafından bu büyüklükteki teknelerde hayata geçirilmesi açısından önemli. İç dizaynda ise tuzlu suya dayanıklı, üstelik yaz-kış kullanıma uygun nitelikteki malzemelerin tercih edilmesi Beril Başaran’ın özellikle vurguladığı tasarımda “zamansızlık” kavramına hizmet ediyor. Seneler sonra da sahibine ilk günkü keyfi verecek şekilde tasarlanan yatta kullanılan son teknoloji ürünler de hayatı kolaylaştırmayı hedefliyor.

Sıcaklık Hissi

Main Deck’te bulunan salon ve yemek odası alanı kullanıcılarına sıcaklık hissi verecek şekilde tasarlanmış, bu apaçık görülüyor. Bu hissiyatı oturma alanıyla yemek alanın bölen bir şömine destekliyor ki bu seçim romantizm adına da güçlü bir hamle. Zeminde ahşap ve halının birlikte kullanımı, tavanlardaki lake seçimi, denizi daha çok hissettirebilmek adına pencerelerde kumaş yerine jaluzi kullanımı da bu sıcaklık hissini artırıyor, üstelik huzur da veriyor.

Üretiminin tamamı Artebel Design atölyelerinde yapılan hareketli mobilyalarla desteklenmiş yaşam alanları ve bu alanlardaki her bir aksesuar, tekne sahibinin yaşam stiline ve isteğine göre özenle seçiliyor. Bar alanında da olduğu gibi aydınlatmanın homojen ve soft olmasına dikkat ediliyor.

Geniş kabinler ve ortak alanlar, büyük pencereler ve balkonlarıyla doğayla kucaklaşan iç alanlar ve işlevsellik… Lower Deck’teki misafir kamaralarının 4 deri curve kapısının açıldığı geniş bir hole yerleştirilen kahve Setup’ı, denizdeki sabahlara ekstra bir enerji katacak şekilde tasarlanmış.

 

 

Yazı: İlknur Eşsiz