Adım Adım Şık Ses Stüdyosu

Jonathan Weiss, demir ve kumun yardımıyla sonik nirvanaya ulaşıyor.

Yönetmenlik deneyimi de olan, Ivy League mezunu Jonathan Weiss, 1990’ların sonunda 1800’lerde Oswald adlı Alman ya da İsviçre göçmeni bir aile tarafından Pennsylvania’da inşa edilmiş değirmene görür görmez vuruldu. 1900 yılından beri terk edilmiş halde duran 930 metrekarelik dört katlı taş yapıyı satın aldı, restore etti ve laboratuvar olarak kullanmaya başladı. Sinemanın altın çağında beyazperdeye yansıyan görkemli, doğal ses efektleri Weiss’ı büyülüyordu. Değirmendeki bir dolu boş alana karşılık etrafta hiç komşu olmayışından da faydalanarak RCA ve Western Electric (1925-1945 civarı) gibi şirketlerin vintage hoparlörlerini ve boru düzeneklerini toplamaya başladı. Ardından kendi sistemini geliştirmeye karar verdi. En iyisini…

Oswalds Mill Audio (oswaldsmillaudio.com) sadece borular ve open-baffle kabin tasarımıyla son derece randımanlı sürücüler kullanan hoparlörler değil tüp amplifikatörler, LP döner tablalar ve ses sistemi mobilyaları da üreten bir firma. Her şey elde yapılıyor ve dijital uygulamalara başvurulmuyor. Weiss’ın hedefi volüm ve dinamik aralığı sınırlamadan ve dinleyiciye müdahale etmeden seste muhteşem bir verimliliğe ulaşmak. Ve gerçekten müzik dinlemek isteyenlere ait o kadim, bir plak seçme ve yerleştirme ritüelinin önemini göz ardı etmiyor.

Yaptığı her parçada sert Pennsylvania kerestesi, dökme bronz, demir, alüminyum ya da yerel taş ocaklarından tedarik ettiği kayağan taşını (arduvaz) bir araya getiriyor. Ürünlerin fiyatı 36 bin ila aşağı yukarı 450 bin Dolar arasında değişiyor. Taş ve döküm işlerinin haricinde her şey, şirketin Fleetwood’daki fabrikasında zanaatkârların ellerinde şekilleniyor.

Köken

Weiss ve endüstriyel tasarımcı David D’Imperio, demirden yapıldığı ve çarpıcı, iddialı tasarım estetiğinden kaynaklanan beklentileri olağanüstü sesiyle tamamladığı için Ironic adını verdikleri kolonu kabin yerine (temelde) düzlemsel bir yüzeye takılı sürücülerle tasarladı. Open-baffle hoparlörler kapalı alanların yol açtığı sonik kolorasyonlardan ya da rezonanslardan muaf; dolayısıyla boş bir alanda asılıyormuş gibi hissettiren doğal bas sesleri, anlık dinamikler ve müzik üretiyorlar. Ironic şimdiye kadar yapılmış hoparlörlerin hiçbirine benzemiyor.

Kalıplama

Önce kum kalıp, erimiş demirin bulunduğu hazneye daldırılıyor. Tasarımın karmaşık doğası nedeniyle kalıp sadece 3D baskı teknolojisiyle yapılabiliyor. Eriyik demire batırıldığı her seferinde, kum kalıbın içindeki döküm salınıyor ve kalıp kırılıyor; o yüzden bittiğinde yüksekliği 132 santim, genişliği 89 santim olan her hoparlör için yeni bir kalıp üretiliyor.

Cehennem Ateşi

OMA hipoötektik gri demir adlı çok özel bir materyalden yapılan Ironic’e kompleks heykelimsi formunu verebilmek için Virginia’daki bir dökümhanede usta bir zanaatkârla çalışıyor. Grafit oranı yüksek bir metal bu ve silikon çipler üreten makinelerdeki gibi titreşimin minimize edilmesi gerektiği durumlarda kullanılıyor.

Kırılma

Eriyik hali 800 dereceden sıcak olan demir, sonunda soğutuluyor ve Ironic kabuğundan çıkıyor. Bir çalışan, bir dizi sığ kaptan oluşan ön kısmı ayırmaya başlıyor. Tasarım, ses dalgalarının önündeki kırılmayı ve dağılmayı maksimize etmek için kayıt stüdyolarında kullanılan karesel ses yayıcılarla aynı akustik özelliklere sahi

Toparlanma

Bağlanıp asılan akustik ekran (yani sesi yapan hoparlör sürücülerinin takılı olduğu panel) henüz tamamlanmış değil. Dış yüzeyde döküm işlemi yüzünden oluşan pürüzler tıraşlanacak ve yüzeyin tamamı pürüzsüz hale getirilecek. Ekranın ortasında görülen delikler hoparlörlerdeki özel transfarmatörler aracılığıyla sesin yayılmasını sağlıyor.

Müzik Kutusu Kahramanları

OMA Ironic’in tasarlanmasının nedenlerinden biri 1930’larda bazı müzik kutularında kullanılan ve artık nadiren rastlanan 15 inçlik bas hoparlörlerine yeniden hayat vermek. Weiss 20 örnek toplayıp onarmayı başardı; dolayısıyla sadece 10 çift Ironic üretilebiliyor. Bu etkileyici bas hoparlörünün en önemli özelliği frekans aralığının büyük bölümünü kapsayacak biçimde en az 104 dB çıktı üretmek için çok az vat gücüne ihtiyaç duyması.

Ses Bükücü

CEO Jonathan Weiss, OMA’nın ilk hoparlörü Imperia’da kullanılan bir bas hoparlörünün yanında dururken görülüyor. Dört yönlü Imperia yerel sert kerestelerin kullanıldığı tahta konik hunilerden müteşekkil bir korna-hoparlör sistemi. Konik huniyi oluşturan parçalar kavisli değil düz, dolayısıyla ses deforme olmuyor. Bu gramofon hunilerinin sesi canlı konser seviyesinde yeniden üretebilme ve düşük volümde dahi en ince sonik detayları verebilme yeteneğinin eşi benzeri yok.