2019 Yılının Öne Çıkan Mücevherleri

Mücevherat çok seviliyor ve sanki bir sanat eseriymiş gibi muamele görüp satılıyor. Değerli taşların bu yükselişi tesadüf değil. Hiçbir şey bir anda olup bitmedi; özellikle geçen yıl bu zanaatın kendini yeniden konumlandırmasına şahit olduk. Elit mücevher markalarının ürünleri yüksek profilli sanat fuarları ve galerilerde çağdaş sanatçılarla yan yana sergilendi ve müzayede evleri bağımsız tasarımcıları ağırladı. Daha önce hiç görmediğimiz türden yaratıcı, modern parçalara imza atan haute joaillerie tasarımcısı Emmanuel Tarpin’dan sanatsal yaratıcılıklarını ahşap ve tagua tohumları gibi alışılmadık materyallerle konuşturan Silvia Furmanovich ile Fernando Jorge’ye dek altın ve değerli taşlardan özgün parçalar ve yenilikçi konseptler tasarlayan sanatsal eğilimli mücevher tasarımcılarının sayısı giderek artıyor. Durumdan gayet hoşnut müşteriler de tasarımcıların konseptlerindeki ustalığa altın ve değerli taşlar kadar kıymet veriyor.

Alessandro Sabbatini, Sabba

TASARIMCI

Alessandro Sabbatini, yüksek mücevhercilikten ciddiyet unsurunu çıkardı. 31 yaşındaki tasarımcı, Sabba koleksiyonunda bulunan 106 karatlık akuamarin ve Peru opalleriyle süslü büyük avize küpeler gibi parçalarda boyut, renk ve devinimle oyunlar oynamaktan çekinmiyor. Kıvrım kıvrım hatlarıyla 4 karatlık elması havada süzülüyormuş gibi gösteren altın halka bilezik dâhil tüm tasarımlarının çağdaş sanat koleksiyoncularına neden cazip geldiğini anlamak zor değil: Çünkü hepsi birinci sınıf işçilikle ifa edilmiş çarpıcı, etkileyici ve anlamlı tasarımlar. Ayrıca birçok tasarımcının çalışmalarına oranla, Sabba koleksiyonundaki parçaları bulmak çok daha zor. New York’taki FD Gallery’nin temsil ettiği Sabba koleksiyonu TEFAF’ta sergilendiğinde mücevher severler Sabbatini’nin bir yılda imza attığı ancak 40 civarındaki parçadan birini alabilmek için kıyasıya rekabet ediyor. fd-gallery.com

Cadar, Fur Koleksiyonu

ALTIN

Michal Kadar, altınla ne yapılabileceğini yeniden tanımladı. Son yeniliği ise tüm kuralları yıkıyor: Aylar süren deneylerin ardından ucu pırlantayla süslü altın buklelerin tıpkı kürk gibi bilezikler, yüzükler ve küpelerin üstünde parıldayıp salındığı Fur konseptini tanıttı. Konseptin patentini de almak üzere. 2016’da New York’ta Cadar markasını kuran Kadar, “Mücevhere karşı koyulamayacak kadar yumuşak, sıcak, ışıltılı bir görünüm kazandırmak istedim” diyor. Tasarımcı sert metali el işçiliğinin kalitesini yansıtan akıcı, dokunsal parçalara dönüştürerek kısa sürede adını duyurdu ve son tasarımları da onun bir metal ustası olduğunu kanıtlıyor. cadar.com

Vram

YENİ TASARIMCI

Vram Minassian aslında bir gecede şöhreti yakalamış değil: 30 yıldır diğer tasarımcılar ve özel müşteriler için el işi mücevherler yapıyor. Kendi adını taşıyan ilk koleksiyonunu çıkardığında metal ustalığındaki yeteneğinin ve heykelimsi formlara duyduğu saplantının dizginlerini nihayet bırakmış oldu. Tıpkı 56 yaşındaki Lübnan doğumlu yaratıcısı gibi Vram da iddialı ve renkli bir koleksiyon. Mor ve yeşil safirlerle kaplı Chrona Disco küpeler; morumsu pembe safirlerle süslü büyük DiaChrona yüzük ve 18 ayar altın Totem küpeler (fotoğrafta) koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında. Tamamı Vram Minassian’ın Beverly Hills’deki atölyesinde üretiliyor ve Moda Operandi ve Bergdorf Goodman dâhil en lüks mağazalarda satılıyor. “Çalışmalarımın bir ritmi var” diyor tasarımcı. “Net, heykelimsi ve hareketliler.” Minassian’ın geleceği de tıpkı tasarımları gibi oldukça parlak görünüyor. vramjewelry.com

Nikos Koulis, Feelings

KOLEKSİYON

Tasarımcı Nikos Koulis, yılanı andıran kıvrımlı hatlarıyla eğilip bükülen ve düğümlenen altın zincirler ile pırlantayı bir araya getirerek klasik formları modern bir bağlamda yeniden yorumluyor. Sonuç, düzinelerce pırlantayla fazlasıyla akıcı ve hatta seksi bir görünüme bürünen uzun altın kolyeler, büyük ajur bilezikler ve sallantılı küpeler… Büyük ve göz alıcı mücevherleri ister gece ister gündüz doğal ve rafine bir tarzda takmanın yeni bir yolunu sunuyor koleksiyon. “Zincirin yumuşaklığını seviyorum ve dokunduğunuzda kendinizi iyi hissettiriyor” diyor Koulis. “Modern bir estetiği var, aynı zamanda tüm tasarımlarıma işleyen art deco stilini de koruyor.” Mart ayında memleketi Atina’daki Rodeo Gallery’de iki günlük bir sergide Koulis’in VIP müşterileriyle buluşan tasarımlar, günümüzün şık kadınlarının giyinme anlayışını somutlaştırıyor; ölçülü ama lüksten ödün vermeyen bir tarz. nikoskoulis.com

Piaget

MATERYAL

Bazen en hayranlık uyandıran ziynet eşyalarını sadece mücevher diye tanımlamak yeterli olmaz. Mesela Piaget’nin ocak ayında Paris’teki couture defilelerinde tanıttığı Green Aurora kelepçe bilezik ve küpeleri ele alalım. Marküteri sanatçısı Rose Saneuil’in imzasını taşıyan ve hasır şeritler, çınar ve gürgen ahşabından yapılan tasarımlar mavi, yeşil, altın ve gümüşün parlak tonlarıyla kuzey ışıklarının renk yelpazesini yansıtıyor. 14 karatlık nadir Namibya turmalini, kelepçe bileziğin (fotoğrafta) odak noktası, ama hayal gücünüzü asıl harekete geçiren, yaratıcı marküteri işçiliği. Tasarımlar Piaget’nin birbirinden tamamen farklı materyalleri –değerliler ve sıradanlar– sanatkârane bir yorumla bir araya getirme yeteneğinin su götürmez kanıtları. piaget.com

Boucheron

İNOVASYON

Doğa hiç tartışmasız seçkin mücevher tasarımcılarının en büyük ilham kaynağı, ama Boucheron gerçek çiçeklerin güzeller güzeli taç yapraklarından uzun ömürlü, enfes mücevherler tasarlayarak floral estetiği yepyeni bir bağlama taşıdı. Bir taç yaprağı sanatçısıyla (böyle bir meslek olduğu kimin aklına gelirdi ki?) çalışan Boucheron, ortanca ve gelincik gibi çiçeklerin taç yapraklarını pigment kullanmadan sabitledikten sonra –bu sayede rengin doğal derinliği korunuyor– onları hafif titanyum formlara uyarladı ve altınla şekil alan çiçekleri renkli değerli taşlarla süsledi. Geçen yıl çıkan etkileyici yüzükler, 160. kuruluş yıldönümünde dahi tarihi Fransız mücevher evinin hâlâ rakipsiz bir ilham kaynağı olduğunu gösteriyor. boucheron.com

Graff’ın Pembesi

ELMAS

Laurence Graff, geçen yıl en büyük elmas vurgununu yaptı: Şubat ayında Lesotho’daki Letseng madeninden 13.33 karat ağırlığında, pembe renkli işlenmemiş bir elmas çıkarıldı. Taş henüz kesilmediğinden kimileri riskli bir girişim olduğunu söylese de Graff, Letseng’e 8.8 milyon dolar ödeyerek elması satın aldı. Her şey planlandığı gibi giderse parlak pembe taş kesilip de yüzeylerine kavuştuğunda, muhtemelen alış fiyatı kat be kat artacak. Yakın zamanda yapılan açık artırmalar nadir pembe elmaslara duyulan iştahın sınır tanımadığını gösteriyor: Sotheby’s Nisan 2017’de 59.60 karatlık içten kusursuz fancy vivid Pink Star elmasını 71.2 milyon dolara sattı (dünyanın bir açık artırmada satılan en pahalı taşı oldu). Kasım 2018’de Christie’s’in teklife açtığı 18.96 karat fancy vivid pembe elmas 50 milyon dolara alıcı buldu. Peki, neden rekor fiyatlara satılıyorlar? Milyonda sadece bir pembe elmas fancy vivid kategorisine girecek kadar doygun bir renk taşıyor; bu da onu gerçekten nadir kılıyor ve kıymetli bir yatırım haline getiriyor. graff.com

Sotheby’den Marie Antoinette Mücevherleri

MÜZAYEDE

Marie Antoinette baş döndürücü mücevherleri, şatafatlı giysileri ve aşırılıkların hüküm sürdüğü yaşam tarzıyla tarihe geçti ve sonu giyotinde bitti. Hükümranlığı boyunca abartılı bir moda duayeni olarak anılan Marie Antoinette, sıra dışı parçalar sipariş etmesiyle de ünlüydü ve Sotheby’s o parçalardan 10 tanesini geçen kasım ayında düzenlediği Bourbon Parma aile mücevherleri satışında teklife açtı. Birbiri ardına rekorların kırıldığı bir müzayedeydi ve bunun tek nedeni sadece söz konusu 10 örnekten toplamda 42.7 milyon dolar gelir elde edilmesi değil aynı zamanda tarihin bir parçasına sahip olma fırsatı sunmasıydı. Satışın yıldızı 36.2 milyon dolara satılan (bir doğal inci için ödenen en yüksek fiyat) 18. yüzyıl inci ve pırlantalarla süslü pandantifti; pandantifin kral ve kraliçe hapsedilmeden kısa süre önce paketlenip Brüksel’e gönderildiği ve orada saklandığına inanılıyor. sothebys.com

Cartier ve Boucheron butikleri

ALIŞVERİŞ DENEYİMİ

Mücevher alışverişi yapmak bir daha asla aynı olmayacak. Cartier ve Boucheron yenilenen mağazalarını geçen yılın sonunda Londra’daki Bond Street’te ve Paris’teki Vendôme Meydanı’nda açtıklarında, kişiye özel hizmete yeni standartlar getirerek VIP müşterileri sıradan bir müşteriden ziyade aileden biri gibi ağırlamaya başladılar. Her iki butik de önemli sanat eserleri ve şık mobilyalarla bezeli oturma odası tarzında büyük salonlar ve samimi toplantılara, hatta akşam yemeği partilerine ev sahipliği edebilecek bir alan barındırıyor. Cartier’nin amiral mağazasında egzotik bitkiler ve Asya stili panellerle süslü, çatısı cam kaplama bir kış bahçesi ile konukların kokteyllerini yudumlayabilecekleri şık bir bar var. Boucheron’un en üst katında ise lüks bir apartman dairesi gizli. Ritz Paris’in hizmet verdiği dairede VIP müşteriler geceyi geçirmekle kalmayıp mermer küvette keyif çatarken tarihi Vendôme Meydanı’nın büyüleyici manzarasının tadını çıkarıyor. Birinci sınıf mücevherler denkleme girmeden önce şehirde birinci sınıf bir kaçamak yapmaktan farksız.